Gece Bitkilerinden Şiiri - Cemal Süreya

Cemal Süreya
151

ŞİİR


583

TAKİPÇİ

Gece Bitkilerinden

Gece bitkilerinden korkuyorum,
Hayır, geceleri bitkilerden!
Gizlenirken vurulmuş ulaklara ağ
..........
..........

Cemal Süreya
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Hasan Büyükkara
    Hasan Büyükkara

    Keşke yalnız bunun için sevseydim seni

    Tv dizilerini andıran ve finalde bu nakaratı tekrarlayan cemal süreya şiirleri

  • Nazır Çiftçi
    Nazır Çiftçi

    Şair; kendine has duygularla okuyucujyu da etkileyebilek şiiriyle bizlerleydi.Şiirin bütünlüğünde beni etkileyengeceleri bitkşilerden korkması ve iki kalp arasındaki kısa yol...İşte o yol ki şiirin sırrı burada kapalı kutu.Ömürde iki kalp arası kadar kısa. beğeni ile okudum. Yazara rahmet dilerim. selam sizlere.

  • Perihan Pehlivan
    Perihan Pehlivan

    bazen geceler bunaltır daraltır bazen geceler huzur mutluluk getirir ama çoğu kez geceler hüzün verir

  • Onur Bilge
    Onur Bilge

    Gece Bitkilerinden

    Gece bitkilerinden korkuyorum,
    Hayır, geceleri bitkilerden!
    Gizlenirken vurulmuş ulaklara ağıttır
    Bana açtığın her telefon.

    İki kalp arasında en kısa yol:
    Birbirine uzanmış ve zaman zaman
    Ancak parmak uçlarıyla değebilen
    İki kol.

    An ki fıskiyesi sonsuzluğun
    Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

    Cemal Süreya


    GECE BİTKİ/LERİ


    Geceler… Tamamen bana ait, sonsuzluk kadar geniş… Huzurla yudumlanan, kana kana içilen, hazzına doyulmayan zamanlar… Geceler harcanmaz! Gece yaşanır… Geceler gözlerin… O kadar sessiz, masum ve derin… Geceler sözlerin… Her sözcüğü cana can katan… Her seslenişin bir nimet… Gecelerimde hevenk hevenk sohbetin… Gülüşün ahenk ahenk… Öyle güzel ki yaşamak sesinle, gece bitki/lerinden korkar hele geldim! Gece bitkilerinden değil sevgili, gece bitimlerinden…

    Geceler biterken tuhaf bir hüzün çöker ruhuma. Sanki çok önemli ve gizli mesajları iletmekle görevli bir ulakmışım da yolda belde engeleniverecekmişim gibi… Yakalanıverecekmişim de karanlıklara seriverecekmişim gibi… Öylesi endişelerle gizlenirim gecelerin kuytularına… Bilirim ki ötesi sessizliktir, sensizliktir. Bilirim ki yalnızlıktır, ıssızlıktır. Ötesi dumandır, kalem kâğıttır… Bitimsiz bir ağıttır… Bitimsiz bir ağıt, hedefe varamadan vurulmuş ulaklara ait…

    Sen bana telefon açtığın geceler, renklenir karanlıklarım, çiçeklenir tüm ağaçlarım, bütün çiçeklerim açar, rengarenk ve çeşit çeşit kokular saçmaya başlar…

    Her arayışın, farklı bir bayram öncesi sevinci, mutluluğu, huzuru… Kalplerimizin arasındaki mesafenin kısalması kısalması, en aza inmesi… Sanki nefesin nefesimi karşılamakta... Sesin kalbime ılık ılık akmakta… En yakın yolu kavuşmanın… Vuslatın farklı bir biçimi…

    Bir sigara içimi… O kadar kısalır zaman… Sen aradığın zaman… Gece yarılarından sabahlara… Ne zaman başlar ne zaman biter, anlayamam!

    Parmakların tuşlara değdiği zaman… Ahizeyi kaldırıp: “Alo!..” dediğim an… O anda sarmaş dolaşız sanki! Parmak uçlarımız değmiş birbirlerine… Kollarımız karışmış, ruhlarımız sarışmış…

    Mesafeler mesafeler… O kat edilemez uzaklık aramızdaki… O kahredeci ayrılık! Ah, o hasret!.. O gurbet!..

    Telefon çaldığı an… Karanlığın yarıldığı, yalnızlığın delindiği, mutluluğa gelindiği an… O ses, sonsuzluğa fışkıran sevinç… O ses geceye gökkuşakları saçan… Şafaklar attıran, güneşler açtıran… Bu bile yeterdi seni sevmem için… Keşke sadece bunun için olsun sevmeye devam etseydim seni…

    Her gece bitiyorum ben. Ben gece bitki/lerinden korkuyordum, inadına tam ortasına düştüm gece bitkilerinin! Öyle bir pişmanlık içinde ki pişmanlıkların en beteri, en telafi edilemezi! Ben, kâğıt, kalem ve elem… Bir de arka arkaya yanan, yandığıyla bittiği bir olan sigaram… Yaktığım, bitirdiğim… Hayır, beni yakan, bitiren… Ah, ben bu gece bitki/lerinden muzdaribim! Ne kadar bitki/n, kimsesiz, nasıl garibim! Hele bitmeyen, bitmek bilmeyen gecelerimdeki senin bitişin, beni tamamen bitiren bitki/n!..

    Şimdi geceler uzun mu uzun, upuzun… Sonsuzluğa eş… Doğuyu bulamıyor güneş… Tan yeri ağarmak bilmiyor sevgili… Şafaklar atmak…

    Dünyam başıma göçmüş, seni kaybettiğimden beri… Her yer karanlık… Kapkaranlık…

    Evim terkedilmiş evler gibi… Hani metruk, karanlık, kopuk… Odam kasvetli, ıpıssız, dumanlı, loş… Telefon dilsiz, ahize lal…

    Zaman sonsuz, sensiz, sesinsiz… Ben hep pişman, bin kere bin pişman ve sensiz…

    Sensiz… Hep sensiz…

    Onur BİLGE


  • Sığınak Notları
    Sığınak Notları

    Gece bitkilerinden korkuyorum,
    Hayır, geceleri bitkilerden!

  • Veli Kara
    Veli Kara

    An ki fıskiyesi sonsuzluğun
    Keşke yalnız bunun için sevseydim seni

  • Sude Son
    Sude Son

    GECE
    BİTKİLERİNDEN


    Gece bitkilerinden korkuyorum,
    Hayır, geceleri bitkilerden!
    Gizlenirken vurulmuş ulaklara ağıttır
    Bana açtığın her telefon.

    İki kalp arasında en kısa yol:
    Birbirine uzanmış ve zaman zaman
    Ancak parmak uçlarıyla değebilen
    İki kol.

    An ki fıskiyesi sonsuzluğun
    Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.





    Cemal SÜREYA

TÜM YORUMLAR (7)