Bir varmış bir yokmuş:
Fitneye bir küre bir de müneccim yetermiş.
Karanlıkları korku çığlıkları doldururmuş:
Acizler hep adaleti zalimlerden dilenirmiş.
Derken bir çığlık koyu karanlıkları delmiş.
Çığlık değil; sanki yeni bir medeniyetmiş.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



