Şimdi korkuyu salıyor üzerimize sevgilim
"Gidelim" diyorlar
Kül ve dünya üzerinden.
Söyle fırtına , söyle deniz, söyle nilüfer
Mevsimlerin ikiye düştüğü bu zaman diliminde
Sevgiyi kime emanet edip gideceğiz..
yalnızlığı avuçlarıma aldım , ter koktuk ikimiz birden
öptüm kokladım kırlangıç kanatlarını
mordum
yeşile döndüm senin için.
gövdemde şehir eşkiyaları saklandı,
Dokunma bu gönlüme yarası derin
Sanki niye bu kadar söz bu kadar yemin
Kalbinin içindeydim hani ben senin
Aldanıp resmime bana çirkin demedin mi
Ne söylesen kandım inandım sana
Şu ömür duvarını yıkılmaz sandım
Öyle çok sevdim ki unutmam sandım
Bir an oldu ölüyüm yaşamam sandım
Öyle bir sildim ki, ,izlerin hani
Kışı bitti gönlüm baharı sorar
bir şiir gibi ezberimdesin hala
bu sıcaklığı lacivert bir çizgiye böl
ve çıkar aklından
beni sevmen hiçbir işe yaramayacak
kimseye anlatamıyorum. anlamazlar çünkü
işte bu yüzden çok kez aynı
köşeyi dönüp tekrar sana bakıyorum
ne kadar da mutlusun oysa
ve şiirle kurgulanmış gece nöbetlerinden
aklımdan onca zamanın döngüsü geçiyor magnolia
marilia'da bir köprü altındaydık o gün
ve bu bizim üstüne bastığımız
o ilk yağmur damlaları
çıplaklığımızdaki o batıl utancı
bağladınız kuşları gözlerinden
söylemek de bir yere kadar
mümkünse göğe bakmayalım bir süre
bir süre zamana bırakalım bu
alışıla gelmiş yorgunluğu
her günün sonunda ilk saçlarım ıslanır,
sonra yüzüm
elinin biri sırf beni kirletmek
için sever, öteki öldürür
sonra gözlerinde eskir o çıplak halim
hatırla, güneşin gölgesine sığındığın günlerdi
sayısız ben vardı dudaklarında
hani ben de inansam
bütün Üsküdar denize gömülürdü o gün
sancısı tutardı aklının yağmura beş kala
ve hep bir kibir damlardı saçlarından




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!