yazıp okşayamadığım bir şiirsin artık
o yüzden böyle soluksuz giriyorum geceye
gölgen tavana çökmüş
kokun yastığa
bir cigara daha yakıyorum
Yağmurlu bir göndü gelişim sana
Çok zamam geçti kırgınım sana
Açtım bu yarayı kanasın sana
Seni böyle sevmem aşka ihanet
Yoruldu sözlerim dikiş tutmuyor
suyun yüzüne kırbaçla vurduğum zamanlarda
eskimişti dünya
aynı imhayı çiğneye çiğneye
patlatırken ağzımızda
yırtıklarımızı dağıttık komşu çocuklara
gereksiz imhalar imla hatalarına karışırken
acemi bir cümlede durup üçe kadar sayıyorum
kırmızı ünlemler patlıyor yüzümde
göz uçlarımda ağrılı yarasa sıyrıkları
en aşağılık cümleler hayranlık uyandırken kimliklerinde
Bir çağ yanlışıyım ben
ismi kirli sulara karışan
Bir yağmur damlası kadar ıslağım bak
Sürekli ağzım ekşiyor
Sürekli aynı izin üstünden geçiyor ellerim
kaç senli yola çıkıyor bu gidiş
bu bekleyişin sonunda
gözlerim hep aynı noktayı dövüyor
cevapsız cağrılar birikiyor telefonda
kime baksam biraz eksik
şiirin tam ortasında duruyorum
ellerim biraz kirli
ıslak bir taşa oturdum sana bakıyorum
yüzümden aşağıya sular akıyor
iki kasık arasında kaybettiğim bir imgeyi arıyorum sanki
bu sabah çocuk kalbime yenildim
hiç uyanmak istemedim yarından
dua ettim. yine bir bez bebeğim olsun
ve karnını doyurmak istedim geçmişin
dün karıncalar dövmuştü beni
bugün de, tanrı unutmuş olmalı yüreğimi
sesi kesilsin diye galaksinin, üstünü çiziyorum
öüyor müjgan
(yüzümde çarşaf çarşaf medeniyetsizliğin
erimiyle savaşıyorum)
sesimin yankılandığı duvarlar
bırakıyorum geceye
nereye baksam kirli bir elbise
kaç kez inandıysam bu yaraya
o kadar yıkadım kendimi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!