Yarim ,
Yarama derman, yarasında can verdiğim,
Ben Sana şimdi Yürek heybemden
bir şiir çıkarır dizelerdim..
Ama!
Onca kanın, onca göz yaşının
Bu gece bir başka özledim seni ,
Yıldız tozlarını biriktirdim kavanozda ,
Dolunayın ışığından çaldım,
Gelirsin değil mi? Gel aşk ..
Sen bana masal ol ben ise çocuk..
beni uyutmadan gitme yine..
Aşk eskisi yüreğim.
Sende yitirdiğim gülüşleri mi arıyorum,
Pembe panjurlu hayallerim,
Yalnızlığım da açan orkidem
Pencerem den odama süzülen ,
Fesleğen kokulu sevdiğim.
Bilemezsin
Sen yokluğunun deryasında kaybolmuş bir tekne nedir bilimisin?
Bilemezsin..
Yokluğun baharın ölümüdür..
Leylekler göçer kentlerimden..
Üşüdüm kışa döndüm..
Eylül vazgeçiştir derler,
İklimi olmayan hüzne meftun yürekler,
Ağaç kabuklarına saklanılmış yaralar ,
Günahsız çırılçıplak bedenlerin
üstüne düşer yapraklar..
Sesinin tınısından kopmuş
Parmak kıvrımlarımda büyüttüğüm bavullar dolusu hayallerimi saldım yılkıya ,
sadece senin düşlerine düş olmak için...
Ve ben toprağını terk etmeyen yağmurları ,
bahara hiç küsmeyen çiçekleri ,
Haziran’ın ilk dolunayında
kahve kokulu akşamları ,
Yalnızlığın kalabalık geldiği ,
kendimden kaçtığım bir gecedeyim .
Düştüm
Eskisi gibi değil her şey
İçimde çalan kimsesiz şarkıdır gece
Kader bavulunu omuzladım
Geceye kulaç atmış yorgun bir savaşçı gibiyim..
Tut n’olur beni tut!
D/üşüyorum !
Sanki ,
Geçtim dağların kalbinden
Çöllerin iz silen rüzgarından
yolu yokuşa vuran her adımda
yine sen düştün aklıma
Bir yanım rüzgara kırgın
Bir yanım güneşe sevdalı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!