Kapı eşiğinde bekler durursun,
Uzaklara dalıp baktığın kimdir.
Ağlar, kahrolur, sinene vurursun,
Yıllardır hasretin çektiğin kimdir.
Hülyadasın, aran yok bu alemle,
Dünya aynı amma ve lakin değişti zaman.
Koç yiğidin boynunu eğdiği zamandayız.
Acı hayat garip kuluna vermiyor aman.
Kedilerin aslanı boğduğu zamandayız.
Moderinleştik güya çıplak ettik bedeni.
Tırpan ile dört dolandım tarlayı.
Gidemedim aynı cızıktan oy oy.
Acıkıp açtım babamın torbayı.
Soğan ekmek çıktı azıktan oy oy.
Çiftçinin emeği kolaydır sanma.
Boşa ekmişim gönlüne sevdamı,
Taş üstünde meyve olmazmış meğer.
Sen soktun içime bu derdi, gamı,
Kalpsizler sevdayı bilmezmiş meğer.
Ah vefasız sattın beni bir pula,
Aşka mekan tutan gönül evinin.
Bacasından sevda tüter nazlı yar.
Yari aşk-ı muhabbetle sevenin.
Kafesinde bülbül öter nazlı yar.
Sevda faslında verilirse mola.
Doğumdan ölüme uzanan yolda,
Nasihat tutmayan menzil almazmış.
Bir öğüt vardır yaşayan her kulda,
İlim dediğin her şeyi bilmezmiş.
Örf, adet, saygı, gelenek, görenek,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!