Kara gözlüm, gurbet kesti önümü,
Gelemezsem, yola bakıp üzülme.
Felektir bu, belki açar yolumu,
Sabret gülüm, canın sıkıp üzülme.
Kader aramıza vurmuş mührünü,
İçler acısıdır ülkemin hali,
Düşman içimize girmiş vesselam.
Ne garip! halinden memnun ahali,
Gözlerine sürgü sürmüş vesselam.
Zordadır, atadan miras tapumuz,
Vedasız, busesiz çekip gittin ya,
Kör olsun gözlerim ararsam seni.
Beni boynu bükük mecnun ettin ya,
Kökten kopsun dilim sorarsam seni.
Bir gün karşıma çıkıp ağlasan da,
Ey ağaç nedir seni bu yalnızlığa iten,
Yoksa benim gibi bahtın karalı mı senin.
Zehirden daha acıdır dallarında biten,
İsyanların yaprağında sıralı mı senin.
Söyle, neden bir yalnızlık türküsü söylersin,
Bu gece dilime dolandı ismin,
Yoksun yanımda bu ne cefadır yar.
İçtiğim kadehe yansıdı resmin,
Tutmak istiyorum kaç defadır yar.
Çakır gözlerin gönlüme belamı,
Mutlu tütsün şu ömrümün bacası.
Gönül çiçeğimi soldurma ya Rab.
Bana hiç, tattırma ciğer acısı.
Yanık yüreğimi deldirme ya Rab.
Gönlüm ferah eyle kalmayım darda.
Gene aklıma düştü hatıralar.
Geçmişi bugün de yaşadım anne.
Esti acı yel, koptu fırtınalar.
Çığ düştü içime üşüdüm anne.
Kahpe felek kesti çarelerimi.
Fatih diye konmuş adım,
Doğdum lakin yaşamadım.
Bir küçücük cezve idim,
Doldum amma taşamadım.
Yol yarıyken büktüm beli,
Vuslat çetin, yollar eğri,
Arıyorum yavaş yavaş.
Kundaktan mezara doğru,
Varıyorum yavaş yavaş.
Uğraştım bağ bostan ile,
Mah yüzün tekrar süslesin rüyamı,
Buz tutmuş yüzümü güldür yeniden.
Kalbinin gözesinden aşk meyini,
Gönlümün tasına doldur yeniden.
Yıllardır hasretini çektim, yeter!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!