Bir hayal kurdum sensiz
içinde kimseye yoktu gerek
kuru kalabalık boğar insanı
belki sende olsan yeşerirdi gönül bahçem
belki dünya olmasaydı böyle kasvetli
Şu içimdeki bitmeyen öfke,
“Kızdırmayın içimdeki şeytanı.” diye kaç kere söyledim.
Kusuyor bütün nefretini şimdi,
Oysa bir çocukken ne kadar sakindi.
Deliriyorum çatık kaşlarımla öfkeden,
İhanet bazen bir hançer oluverir
İnsana saplanır içini yakıverir
Bazen bir kurşun kadar sert oluverir
Deler geçer içini çaresizce
İhanet bazen bir kılıç oluverir
Her gün içimde yeni bir umut olacak gibi uyanıyorum
Gökyüzünün maviliğine güneşin sıcaklığına inanıyorum
Derin bir nefes alıp cama çıkıyorum
Gözüm top oynayan
Sağa sola koşuşturan çocukları arıyor
Gördüklerim ise boş sokaklar
Bu şiiri bir kasım gecesi yazıyorum
Sonum ne olacak bilmiyorum hiç
Kafam çok karışık, yaşamaya çalışmıyorum
İstemediğim için belki de yaşamayı
Bu şiiri saat 03:30 da yazıyorum
Kaç satırda anlatabilirim seni,
Kitaplara mı dökeyim çehreni?
Bu nasıl gaflet, nasıl bir acı;
Sanki kalbimde bir bıçak, öyle keskin bir sancı.
Benzetemem doğal olan hiçbir şeye,
Bak şu mert gözüken namerde,
Türk'le cenk edecekmiş; gel de gülme.
Nasıl koşuyor harbe, gördün mü?
Ana kucağına koşuyor sanki, görün türkü.
Topları, tüfekleri varmış; fark etmez.
Bir yaprak olsam keşke
Düşsem ağaçtan
Süzülsem yavaş yavaş
Rüzgara direnmeden, savaşmadan
Düşsem baş ucuna
Veya avuçlarına
Ne kadar kirliyiz değil mi
Yıkasak da çıkmayan bir leke gibiyiz bu dünyada
Kurutup çürüten bir virüs gibiyiz
Sorsak hepimiz çiçek gibiyiz
Yan yana geldiğimiz de birer sinek kapan oluyoruz
Karalanmış bir sayfa gibiyiz
Bu kahrolası kalabalığın içinde yapayalnızım
Mahşerde herkes ayrılmış da bir ben mi araftayım
Hakk'ın hangi katına aitim, biri söylesin
Sanırım sûr üflendi ve ben kıyametin kendisiyim
Sıkıldım bunca gürültülü mahluk arasında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!