Gözlerimden akan her damla yaş,
aslında sana yazılmış bir şiir.
Her biri,
sensiz geçen o kahrolası gecelerin, sensizlikle boğuşan
bu zavallı yüreğin feryadı.
Belki bir gün
Bu satırlar,
belki gündüzden bir günaydın gibi geldi sana,
Ama aslında geceden kalma bir aşkın fısıltısı. Gözlerimi kapattığımda bile
hayalin o kadar canlı ki, sanki yıldızlar
şahitliğimi ediyor.
İçimdeki seni anlatmak için kelimeler yetersiz kalıyor; Ruhum,
Ben seni çok sevdim.
Gözlerine,
saçlarına dokunduğum an,
yüreğim titrerdi.
Her şeyin bir bedeli varmış meğersem,
seni kaybetmenin bedelini
Emanet ettiğim kalbimi
geri getir.
Bilirsin,
emanet kutsaldır,
ihaneti kaldırmaz.
Sensiz geçen her gün,
Oysa ki,
kalbimin en güzel yerini ayırmıştım sana,
şimdi dudaklarımda bir sigara,
karanlık odamda yokluğuna yanarım.
Dumanı salarken,
içimi saran yalnızlık,
Varlığın,
en karanlık gecemin kutup yıldızıydı,
Yokluğun,
en aydınlık günüme çöken zifiri karanlık.
Gözlerin,
kalbimin en derinlerine kazınan bir düştü,
Sen benim
en büyük yanılgımsın.
Sana verdiğim değer,
kendime olan saygımı yerle bir etti.
Artık hiçbir şey
eskisi gibi olmayacak.
Gitme dedim,
gitme.
Bir ömür yetmez ki seni sevmeye.
Şimdi sensizlik nefesimi kesercesine geliyor.
Keşke hiç başlamasaydı diyorum
ama başlamış ki
Aşkın ticarete döküldüğü,
kalplerin pazarlandığı bu çağda,
gerçek sevgiyi arayanlara!
Unutmayın,
aşkın gerçek yüzü,
gösterişli kutlamalarda değil,
Ellerim,
seninle yazılmış bir şiir gibiydi.
Her satırında
senin sıcaklığını, her kelimesinde
senin kokunu bulurdum.
Şimdi o şiir,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!