Koşarak geldim, ey Rabb'im sana!
Beni de kabul eyle, ne olur huzruna,
Rahmetini göster, acı bu fakir kuluna,
Affımı diliyorum Sen'den, göz yaşlarımla.
Günahlarım pek çok, saysam sayamam,
Cehennemine atsan, hiç dayanamam,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Elimde Kur'anım, yanımda bir seccade,
Saf tuttum müminlerle, Arafat'ta Müzdelife'de,
Senin yerin yok, ne göklerde ne de yerlerde,
Göz yaşlarımı dualarıma kattım, mubarek beldelerde.
Harika bir yalvarış ve nedamet şiiri, tebrik ve saygılarımı sunar, tam puanımla kutlarım. +10
Yürekten gelen yakarış...Kutlarım..
K U T I U Y O R U M.........Şiirinizi.
U
T
L
U N U T U L M A M A K D İ L E Ğ İ Y L E
Y
O
R
M U H T E Ş E M D İ..........Tam puan
Ey Rabbim
Koşarak geldim, ey Rabb'im sana!
Beni de kabul eyle, ne olur huzruna,
Rahmetini göster, acı bu fakir kuluna,
Affımı diliyorum Sen'den, göz yaşlarımla.
Günahlarım pek çok, saysam sayamam,
Cehennemine atsan, hiç dayanamam,
Sen, beni kovarsan ben kime varam,
Mahçubum, tövbekarım, pişmanam,
Davetini aldım kitabımdan, peygamberimden,
Aşkınla yanıp tutuşan şu kalbimden,
Sana dayandım, sana güvendim ta imanımdan,
Dualarımı kabul, günahlarımı affet lütfu kereminden.
Sana gelmek hayalimdi, çok senelerce,
Nasıl da coştum, Beytllah'ına gelince,
Zikrine, fikrine daldım,kendi gönlümce,
Artık seninleyim ey Rabb'im gündüz gece!
Elimde Kur'anım, yanımda bir seccade,
Saf tuttum müminlerle, Arafat'ta Müzdelife'de,
Senin yerin yok, ne göklerde ne de yerlerde,
Göz yaşlarımı dualarıma kattım, mubarek beldelerde.
Aşkın benzemiyor ey Rabb'im, hiçbir aşka!
Bu, kuru bir sevda değil inanın bambaşka,
Yanıyor ateşi içimde, sanki bir meşale,
Kulluğumuz yücedir, sanmayın boş meşkale.
Medine'ye vardım o yüce Rasule,
O, ilahi Nurdan gelen bir vesile,
Alemler zulmete düşer, O'nun nuru kesilse
Huzura, safaya eriyor, buraya gelen her kimse.
Şükür Rabbimiz'e geldik buralara,
Nasip eyle Allah'ım isteyen cümle kullara,
Zemzem suyundan içtik doya doya,
Rabbim eksik etmesin sevgisini ilanihaye
_____________________________
yüreğinize sağlık + 10 puan.
EY RABBİM GELDİM İŞTE KAPINA
BOŞ ÇEVİRME ACİZ KULUNA
GİDECEK BAŞKA KİMSEM YOK
BİZ GÜNAHKAR KULLARINA DARDA KOYMA
KUTLARIM EFENDİM YÜREĞİNİZE SAĞLIK...
Yüce RABBİM imandan Kuran dan ayırmasın
ne mutlu size dualarınzı kabul olur inşallah o mübarek toprakları görmek bizede nasıp olur inşlh. hayırlsıyla efendim...saygılar +10 yörükkızı
Her kula nasip olmayan bu lütuf,şükürler olsun ki sizi sara sarmalaya nasip olmuş.Tesbihatına doyamadığım,her bir zikriyle ürperdiğim,yüce huzurunda kalbimin umut+heves ve huzurla titrediği,sonsuz nimetlerinden istifadede zerc etmek/tenakus yerine tezyid ve af sahasına aldığı rabbime şükre acizlenip dururken cevahir-i ferd nasıl olur da teslim olmaz/vuslat çağrısına kulak tıkar?Ne mutlu size ki dize gelenler yaşananların sadece tezahüründen ibaret:)Yüreğinize sağlık efendim.Kaleminize kuvvet :)
Yüreğinizden dökülen o güzel sözler için sizi kutluyorum..Allah imandan ayırmasın....10 puan...Ufkun YAREN
Eksikliğimiz çok dilerim affeder bizleri. Kaleminiz susmasın üstat düşündürdü şiiriniz beni. Teşekkürler..........
Günahlarım pek çok, saysam sayamam,
Cehennemine atsan, hiç dayanamam,
Sen, beni kovarsan ben kime varam,
Mahçubum, tövbekarım, pişmanam,
rabbim töğbelerimizi kabul etsin inşallah
çok anlamli dizeler kutlarım efendim saygılar
Bu şiir ile ilgili 19 tane yorum bulunmakta