Eşyanın Birliği Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
3338

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Eşyanın Birliği

Firarına omuz veren suskun duruşun, en büyük cürüm ortağıdır,
Sakladığın didarın karanlık hüznü, ruhuma yeisleri dokuyor,
Şefkatin güya isyan bayrağı çekmekte, sinede yanan yüce hisse,
Tufan eşiktedir, yüze süzülen seller bentleri pek kolayca yıkar,
Şan olsun ayrılık anlarında, ruhumu ısıtan eşyanın birliği.
*
Gidişine destek çıkan dilsiz tavrının, en ağır günah yuvasıdır,
Gizlediğin cemalin o ağır yükü, fikrime kederleri örüyor,
Alakan amansızca kılıçlar kuşanır, sinede yanan o hevese,
İsyan ufkundadır yüze süzülen, nehir dağları tek hamlede ezer,
Var olsun, hasretin çağlarında canımı onaran cismin o birliği.
*
Kopuşuna zemin kuran lal tavırların, o derin suçun ocağıdır,
Çevirdiğin suretin deruni yaslar, canıma zehirleri yayıyor,
İlgin bıkmaksızın, hep savaşlar başlatır göğsümde tüten koca şevke,
Mahşer eşiktedir, yüze dökülen sular surları bir çırpıda aşar,
Bin selam firkatin demlerinde, sinemi bürüyen malların şefkati.
*
Hicretine kapı açan donuk yüzünün, en kaba hatanın inidir,
Esirgenen çehrenin siyahı, yasta kanıma hüzünleri ekerler,
Meylin durmaksızın bir kavgaya tutuşur, kalbimde coşan ulu şevke,
Kavga eşiktedir, cana süzülen pınar bentleri pek hiddetle aşar,
Çok yaşa gidişin demlerinde, fikrimi uyutan dostluğun nimeti.
*
Vedalara kucak açan suskun dudaklar, en siyah zindan odasıdır,
Dönük duran endamın o derin narı, sinemi acılarla oyuyor,
Merhametin durmadan harp ilan eyler, ruhta çağlayan o saf vefaya,
Tufan ocağında cana dökülen damla, engeli bir anında siler,
Nur doğsun hüznümün çağlarında, derdimi eriten mülklerin serveti.
*
Ayrılığa cevaz veren sağır kulaklar, en çetin zulüm kafesidir,
Göstermezsen didarı siyahın, gölgem neşemi ıstırapla boğuyor,
Bağlılığın isyanda barikat örmekte, kalpte tutuşan ak sevdama,
Zorlu savaştadır cana dökülen derya, hududu bir darbede deşer,
Kut olsun, elemin günlerinde canımı taşıyan cansızın kıymeti.
*
Uzaklara adım atan soğuk duvarlar, en acı sitem kalesidir,
Esirgedin sureti kahırın, rengi özüme ıstırapla doluyor,
Güler yüzün inatla hep cenk alanında, canda harlanan pak hevese,
Veda eşiktedir, cana dökülen umman kalkanı pek süratle deşer,
Şükrolsun, vedanın saatinde göğsümü koruyan nesnenin kudreti.
*
Yolculuğa geçit sunan lal sükunetin, en koyu nefret makamıdır,
Çevriliver didarı karanlık sarmış benliğe, kederleri saçıyor,
Şefkatin adeta bir düşmanlık içinde, göğsümde duran ak niyete,
Afet eşiktedir, cana süzülen nehir kalkanı pek süratle yarar,
Bollansın kopuşun saatinde, göğsümü koruyan evrenin kudreti.
*
Firarlara sebep duran hissiz adımın, en katı hücum zeminidir,
Esirgenen o yüzün derin matemi, beynimi karalarla vuruyor,
İhtimamın sürekli taarruz eyliyor, bende yeşeren has dileğe,
Ecel ufuktadır, cana süzülen sular zinciri pek kolayca aşar,
Baht olsun kederin demlerinde, ruhumu koruyan cansızın kudreti.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 12.2.2026 10:48:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!