Bir eşeğim vardı
Adını adım koymuştum
Adım adım yürürdü
Adı adımdı.
Yükleneli yılları
Ey sevgili,
Sözüm olsun
Kavuşacagım sana
….
Ey Sevgili Anne ve Baba,
Haklısınız
Fakirlik böyle bir şey işte;
ısınmak için odun var;
ama kafamız iyi.
İster maddi ister manevi,
fakirlik aynı fakirlik.
Şiir yazmayı bıraktım.
Şair çözüyorum/tane tane teşbihe.
ip doldu.
Sırada ki?
Hangi gün elimizde toplandı
Bezgin umutlarımız.
Hangi gün, köşe bucak kaçan çocukluğumuzdan kaçmadık.
Tepeleri cadde bilmek kadar da
Aklımızdan dönen neydi?
Saatler dönsün arkadaşım.
Palyaço yüzü gibi beyazdı sözler,
Yağmur yağdığında oyun devam ediyordu.
Palyaço ıslandıkça boya akıyordu
Palyaço yüzünde beyaz kalmadı.
Yağmur da dindi.
Ay yavaş, yavaş kaybolurken gözünden
Yorgun yüzler bihaberdi güneşten ve gizden
Şehrin şehveti doymuştu yine kirli nefse ve sese
Elleri semada bir âdem duruyordu sadece yine öylece.
Terk edilmişliğin korkusuyla titrek ve güçsüzdü dili
Ufkun derinliğinden de derindi avuçlarının izi
Zeytin gözler bakıyordu ilk
Ebedi Sultan deryasında
Hoş bir esintiydi rüzgar
Rabb’in rahmet bağında
Aslın özün, sözün nazan
…
Ulu Orta Dibek gözlü bir koyun geçti buradan.
Gizlendi.
Gizlendiği sanki Giz di
Çakıl taşlarını takip et yabancı.
Evi bulacaksın.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!