Ölümle korkutuyorlar beni,
Bilmiyorlar ki Azrail benim.
Dünyayı anlatıyorlar,
Allı, pullu.
Güzelliğiyle, çirkefiyle, sevgisiyle.
Nereden bilsinler ki,
Ölme dedim
Öldün…
Öyleyse bozuldu kavlimiz
Ladesi
Orada çözeceğiz.
Bekle…
Dinle çocuk; sözüm atanadır;
Gün gelecek aklını tertemiz edecekler;
Yere dair ne varsa bilecek
üstünde tanrıyı arayacaksın.
Gün gelecek bir kum tanesinden kainatı
Su damlasının yolculuğunu görüyorum sende
Berrak bir kaynaktan çıkıp, sınır tanımayan yatakların içinde yolculuğun beliriyor gözümde.
Kimi zaman, kıyıya vuran köpük olup dinlendiğin topraklar, kimi zaman da şelaleden akarken düştüğün taşlar kadar gerçeksin.
…
Bense,
Kadehimde
Mutsuzluğun rengi,
Umutsuzluğun kapladığı kadar siyahtır.
Umutsa
Beyazlar arasında görülemeyen kadar
Işık...
...
Benden başka gelen olmamış ki mezarına
Defnederken koyduğum çiçeklerde solmuş;
Başucunda birkaç,
filika benzeri tuğla;
Toprak,
sandığımdan da soğukmuş.
Aşk dediğin
acı eşiğinden başka nedir ki! ! ! !
Açısı olmayan gönyede yönünü bulmak gibi;
Benimki sahiden de yüksekmiş,
Hala nefes alabiliyorum,
Çözülmek-
Sevgili Dostum,
Öyle bir soru sordun ki? Kendimle hesaplaşma noktasına getirdin beni. Nereden başlayacağımı da inan bilemiyorum.
Sanırım başlamam gereken yer, neden şiir yazdığımızı irdelemek olmalı. Öyle ya, deşifre olduğumuz yer orası değil mi?
Ne güzel duygudur abla olmak
Ellerimi sımsıkı, tutan ablam.
Sağanak,sağanak dert selinde
Lâl olup susan; ablam.
İncecik kalbiyle
Hayatı karşılayan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!