Hasret kaldım sesine, kokuna,
Özlem sarmış dört bir yanımda
Yıkıldım sensizliğin kucagına
Geçmiyor sanki zaman inadına
Kuş olsam aşarım dağları, yolları
Kaybolmuştum...
Susmuştum...
Terk edilmiştim,
Aldatılmıştım.
Ben bu kalbi çok yormuştum...
Attığım her adımda,
Yolundan uzaklaşır mıyım diye korktuğum...
Kemiksiz dilimle,
İstemeden söylediğimden utandığım...
Nefsime yenildiğim bir an,
Aşkın yükü ağırdır, herkes sırtlayıp taşıyamaz.
Kimi aşkının altında kalır, ezilir.
Kimi kaçar gider, rezildir; rezildir.
Kimi mücadele ederken delirir.
Kimi yükü taşımayı bırakır, ilgilenmez.
Kim aşkı taşırken elenir, aşk diye bir şey kalmaz; kim neylesin?
Hayat, nefes aldıkça yaşanır.
Ve yaşatılıyorsan şükretmeyi bilip, yaşamaya devam etmelisin.
Ne olursa olsun… mücadeleyi asla bırakmamalısın.
Pes ettiğin an, kaybettiğin andır.
Kazanamayacağını bilsen de savaşmalısın.
“Sen şairsin, bize aşkı anlat!” dediler...
Dedim ki:
Canın yanmadan anlayamazsın
Sırılsıklam âşık olduğunu...
Aşk güle benzer,
Yok, artık sana verecek
Bir demet gonca gülüm,
Ne de bir güzelliğim!
Yok, yok artık yok!
Bir avuç toprak ile açan güller,
Bayram geliyor...
Yüzler gülse de
Gönüller kan ağlıyor.
Bayram geliyor...
Ne anam var,
Ne babam…
Beklenen gün,
Saklı sabırla, sessizce gelir ardımızdan;
Zamana kim dur diyebilir ki,
Dikenli yollar aşılırken,
Yapılan her hata,
Kutsal bir cezanın sessiz yankısıdır belki.
Hayat,
Sende beni kaybettim diye
Arasam şimdi seni…
“Sana sarılmak, sesini duymak istiyorum” desem,
Sende kayboldum desem,
Ben kendimde değilim…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!