Güç dolu türküler yakılmak istenir bir yandan
Bir yandan yüreklerimiz dilekler diler
Bir yandan kara günler bırakmaz ki gülelim.
Aylar uzar gider koca kapılı evlere
Kapılarda; kırk katır mı kırk satır mı diyen
Dört yol ağzında duruyorsun
Ağlamaklı tutsak.
Dört yönden sana koşuyorum
Kollarım sımsıcak.
İşte şimdi tam zamanı
Yumurtalık'ta olmanın
Yılmaz Güney'i uyandırıp
Rodos kalesine tırmandırmanın.
Rodos kalesinin arkasında
Küçücük melekler
ellerinde çiçekler
ne zaman dönecekler?
Hepimizde bir umut
tıkır tıkır çalışır.
Yatmış
geceliği görünüyor hafiften..
A bire deli kız
Körle yatan
Şaşı kalkar
Bilmez misin?
Sokağından ilk kez geçtim
Baktı bahçenin içinden şöyle
Sarı da sarman Bobi,ağzı da yarman Bobi
Düştü peşime, “Sen yabancısın hav hav..
Sen bir garipsin hav hav..”
Yapıştı ayağımın paçasına
Bir Pazar günü
Bahçede limonlar, portakallar
Nideyim limonu portakalı
Böbreklerim sancıyor
Bunu canımın yanmasından anlıyorum
Üç gündür içtiğim kumlu sular
Bir yelkenli Anadolu sahillerine vurdu
Ufukta, inceden rüya gibi tepeler
Havuzun sesi kurbağayı uyandırdı
Kim bilir kaç kişi bunları gördü
Kim bilir kaç kişi burada öldü.
Ne sevdalar geçirdin ömrüm
Ne deli kuşlar avladın koyaklarda
Uçtun uçtun yücelerden
Şimdi bir tutsaksın odalarda.
Gülünü yitirdin,dikeni buldun
Sizin var mıydı kauçuk ağacınız.Evet vardı.
Bir cüce yaprak, bir saksının içinde tutsak
Bu böyle değil.Kaan ötelinin önünde
Kuaför Sabahat’ın başı üzerinde
Büyük mü büyük, geniş mi geniş
Nerden gelmiş ve nasıl yetişmiş




-
Melaike Hüseyin
Tüm YorumlarGüzel bir manzara olmuş yine Hocam! Günlük gibi.
Hanımefendiye selamlar. İncir olacak da yenmeyecek mi Hocam! :-) Avrupada tane ile satılıyor şu incirler. Tanesi söylemesi ayıp, bidolar. Gurbetçim durur meyve tezgahı önünde, bakar şu memleketinden gelen teker teker kağıda sarılı, içi bal dışı ...