Erdal Ceyhan Şiirleri - Şair Erdal Ceyhan

Erdal Ceyhan

Ülkem senin insan yaratma tapınağın
Ölümsüzlüğünün kanıtını tuğlalara yazdıran
Mumyalanmış tutkuyu duvarlara kazdıran
Bir ünlemle dirilten o firavun parmağın.

Nemrut’un başına ağır tokmak gibi inen

Devamını Oku
Erdal Ceyhan

Palton varsa yakanı kaldır
Gör ki, gökyüzü vardır
Uzanıp giden ışıklardan
Köprüyle aşılan,sevdayla geçilen
Irmaklardan
Kaldır bir bak gökyüzüne

Devamını Oku
Erdal Ceyhan

1. Şairliğin Aşamaları:

Şair hop deyince şair olup çıkmıyor öyle.Onun da aşamaları var..kimisi belirli aşamaları ya göremiyor,ya da gözü yemiyor yada aklı yetmiyor.Bazı şairler, kendi yazdığının şiir olduğunu sanıp belli bir aşamada kalıyorlar..Ondan sonra, “Benim oğlum bina okur,kendi yazar kendi okur..” Tabi insanların okumasını istiyorsanız. Onun da koşulları vardır. Yani her malın bir fiyatı olduğu gibi, her sanat eserinin de kendine göre bir ederi,değeri,fiyatı vardır. “Bu kaç kuruşluk bir şiir ki..” denilir mi? Pazarda denmez ama insanoğlu bir şiiri okuduğu zaman içinden değerlendirir, onu bir yere koyar. Daha çok kendi şiir anlayışına göre (Ve de şiir aşamalarında aldığı yere göre..) şiiri değerlendirip bir değer biçer..

Elbette şiir pazarda satılan çok değerli bir sanat eseri değil. Sanat eserlerinin de modası vardır. İniş çıkışları vardır. Nazım Hikmet’in zamanında sanatın, şiirin değeri başka, Orhan Veli’nin zamanında başka, şimdi başka..Şimdi hiçbir yayınevi kolay kolay şiir kitabı basmak istemiyor. Ancak üste para verirsen kitap bastırıyorsun. Bu bir sanat eseri için ne büyük bir zûldur,biliyor musunuz. Şiirin değeri var mı.. Elbet, 23 bin kişi şairim diye ortada geziyorsa, bu Türkiye ortalamasında 4-5 milyon insanı şair yapar ki, demek ki epey şairimiz var. Veya kendisini şair sanan şairler.. Olsun..Şiir kötü bir şey değildir. Herkes kendine göre bir ileti vermeli. BEN HAYATTAYIM! Demeli, Şiir yazmak bir bakıma hayatta olduğunu, daha ölmediğini, deklare etmektir. Diğer yandan, ölümsüzlüğün sırrının şiirde olduğunu sanmaktır. ÖYLE MİDİR ACABA? Ölümsüzlüğün sırrı şiirde midir; bunu genelleyerek diyebiliriz ki, sanatta mıdır?
Ah buna, keşke, içimizden gelerek, inanarak “Evet” diyebilsek. Fakat hangi insanoğlu, kendini diğer fanilerden ve koyun sürülerinden ayırarak, “Ben Varım” diyen,veya demeyi cidden arzu eden insanoğlu, kalıcı olmak istemez. Bunun yolu nereden geçer: Ben inanıyorum,bir çokları da inanıyorlar ki; sanattan, bilimden geçer…Kalıcı bir şey yaparsanız. Bir abide (bir mimarlık şaheseri) yaşar; bir roman yazarsanız (İnce Memet) yaşar..

Devamını Oku
Erdal Ceyhan

ŞAİRLİĞİN AŞAMALARI (2)

Yazımızın Birinci Bölümünde,şairliğin de aşamaları olduğunu söyledik. bu aşamaların 7 aşamada incelenebileceğini savunduk. (siz savunmayabilirsiniz.) Bu aşamaların ilk Bencillik aşamasıdır:

1.Bencillik Aşaması:

Devamını Oku
Erdal Ceyhan

Niçin soruyorsun yanıtı bilinen soruları
Sorular ki herkesin yanıtı kendine göre
Şamdandaki mumun ateşi bittiğine göre
Karanlıktaki yorumlar sonsuza sıkılan ateş.

Ateş, yine gönlüm ateş çünkü sessizlik ölüm

Devamını Oku
Erdal Ceyhan

Gölgesinde kalmıştı masallaşan o yazın
Havasında giderek arınan o beyazın
Gözlerinden girip de bir çift mavi olsaydı
Dağ yolu yolcusunun gözleri yanmasıydı.

Uğunarak sorardım, yürek seni ne yapsam

Devamını Oku
Erdal Ceyhan

Bir avuç arpa artığı bittiği yerde tükenik
Dor atın sağrısına kılıç gibi oturan
Gelmeyecek günlerin düşlerinde uyanık
Al şarabın denizinde içip içip kanmayan.

Tam göğsümün ortasında aşk yarası bir yanık

Devamını Oku
Erdal Ceyhan

Karalandı bir bulut ellerinde o sabah
Tutunarak koşarak kapılara korkuyla
Diriliği olmayan mavi güneş kuşları
Uçarlardı tedirgin pis sarı odalarda.

Arasından geçerek umulmayan ırmağın

Devamını Oku
Erdal Ceyhan

Dünyada ahrette köprüler kuruldu
Köprülerin başına zebaniler dikildi
Hey be Azrail tokmağın nerede
Bazılarının canı dünyada çok sıkıldı.

Devamını Oku
Erdal Ceyhan

Elveda de geçmişe, o eski bir fikir
Geleceğe baktıkça titrersin tir tir
Geçmiş gelecek eldeki hesap değil
Sen bugüne bak,ne yazar defteri kebir.

Devamını Oku