Şu olta
Uçup geçip o balığı tutsa
Kader bu,o da olur
Bir de ekmek derdi var
İkisi de olsa ne var
Belki,
Alnımızda mı yazıyor be
Rateyiz işte rate…
İster ömrünü ye, kendini tüket
İster beynini ellerin elinde erit
Sonunda bir tiritsin tirit
Bir boka yaramayan, aşınmış
Ölürsek de ölürüz dostlar sağolsun
Boşalsın kadehler eller sağolsun
Molla her gün cehennemle korkutma
Bizi orada öven diller sağolsun.
Birisi birisine bir öykü anlatsa
O da gidip ötekine anlatsa
Al sana bir telefon oyunu
Bu telefon oyunu ne zaman bozuldu.
Çoktandır hep oynanıyor
Kiminin tuzu kuru, rahatı iyi
Rahatı bozulmasın bekletmeyin beyi
İnim inim inleyenler hırsız oldu
Bir ekmek için bankayı soydu.
Zenginin gözü kör,kulağı sağır
Günümüz geçiyor baharla yazla
Et olmuş kırk lira eşeğini gazla
Biz biteriz gidersek bu kadar hızla
Aman boğaza dikkat yeme çok fazla.
Millet yiyecek ekmek bulamıyor
Nice zamandır alev satarsın
Bakırlar alır, kalaylar katarsın
Çarşıyı bile bile ırgalar
Doğru söylemez neler atarsın..
Seni gidi kalaycı bölüğünün ateşbazı.
ŞİİRİN YANILSAMALARI:
Başlık doğru mu bilmiyorum. Belki şairin yanılsamaları; yada şiirin yanılsamalar, demeliydim. Ne demek bu? Bu, şiirde bazı önyargıların şiir yazmada, yazma eyleminin önüne geçmesi demektir. Eğer “şiir ancak böyle yazılır,” diyorsak, ve bu anlayış genel kabullerin dışına düşüyorsa, orada bir çok itirazların olması kaçınılmazdır.
Şairler (veya kendini şair sayanlar) bir takım önyargılarla şiire başlarlar mı? Bazısı için “Evet,doğrudur,”..diyebiliriz..Bazıları ise daha geniş görüşlüdürler. Kendi kendilerine çizdikleri çizgi çok daha geniştir, daha rahat ederler. Çizilen kesin çizgilerden bazı örnekler vermek mümkün müdür? Bakın bazı önyargılara,tanıyabilecek misiniz? :
Örnekler:
Sıdıka abla güzelim
Sen öyle pencerende durup beklerken,
Başında dandini hotozunla
Elbette gençler, tökezleyecekler
Başlarını taşlara vura vura
Sana laf atmamayı
1.Sözcüğe Takılma:
Bazı şairler (özellikle günümüz şairleri) şiiri sözcük düzeyine indirmişlerdir; şiirin ancak sözcüklerin sihirli güçleriyle yazılabileceğini savunmuşlardır. Belki savunmamışlardır ama ortaya konan yapıtlar bunu gösterir. Şair sözcüklere önem vermektedir; onlarla oynamaktadır. Şiir sözcük düzeyinde dönüp duran bir oyundur.
Hasan Bülent Kahraman' sözcük konusunda şöyle bir tanım veriyor: “Sözcükler gerçekliğe tekabül eden birer imdirler. Fakat, sözcüklerin kendilerine ait gerçeklikleri yoktur. Boşluktadırlar. Toplumsal uzlaşmayla oluşmuşlardır.” (1)
Doğan Aksan’ın sözcük tanımı ise: 'Kelime olmadan düşünce olamayacağına, kelimeler kavramlarla birlikte oluştuklarına ve kelimenin ses yönü ile ruh-düşünce yönü birbirinden ayrılmadığına göre, anlam konusunda kelimeyi esas alarak ondan hareket etmek, kavramı, çeşitli anlamları ona bağlı olarak açıklamak yanlış bir tutum olmamalıdır.” (2)




-
Melaike Hüseyin
Tüm YorumlarGüzel bir manzara olmuş yine Hocam! Günlük gibi.
Hanımefendiye selamlar. İncir olacak da yenmeyecek mi Hocam! :-) Avrupada tane ile satılıyor şu incirler. Tanesi söylemesi ayıp, bidolar. Gurbetçim durur meyve tezgahı önünde, bakar şu memleketinden gelen teker teker kağıda sarılı, içi bal dışı ...