Altı üstü birkaç metre çuldan çaput
Kadrini bilir becerikli her dalkavuk
Gözlerini alamıyorlar parlaklığında
Acziyetin siliniyor mülk dergâhlarında
Kuşatınca tüm sevdiklerimin tenini
Öyle alıcılar sardı ki incecik belini
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Bırak giyinip kuşansınlar ateşten sakınmak için. Pervane olanlar da var eteşe nasılsa... Onlar bilemezler serin ırmaklara dalar gibi ateşe ve ışığa dalmayı.
çok eskimiş bir tarz olmasına ragmen okudum....geliştirecek bir tarz degil ama emsallariyle ölçtüm güzel.....
ben bir yazı okudum burada ama şiir degil bu..dörtlükler şeklinde yazılmış bulmacamsılar..bir şiirden fazla okumayacagım...
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta