Zaman nasıl da akıp gitmekte
dün neredeydik, şimdi neredeyiz
ne çabuk da ağardı saçımız, sakalımız,
yüzümüzde çizgiler,
gözlerimizde garip bir alem
demek, hiç farketmemişim yaşlandığımı
Bir gün gidecek uzaklara
Buna hazır değil yüreğim
Bitecek dünya sürgünü
Gerçek yurduna dönecek
Başka bir evrenden geldi sanki
Ilk defa gözyaşım tuzlu değildi
İlk defa gözyaşım yüzümü yaktı
Canım yandı
Kolum, kanadım kırıldı.
Perşembe günlerim öksüz
Temmuzlarim yarım kaldı.
Beni böyle tanıyamazsın
siyah saçlarımdan tanırsın
zayıf halimi bilirsin
çizgisiz yüzüm kalmıştır aklında
birazda Azerbaycan Türkçem belki
Bir şeyi ne kadar özler insan
En çok ne özlenir, kim
Çocukluk mu,gençlik mi
Yitip gidenler mi
Sevgili mi özlenir en çok
Sonbaharı çok severim
En çokta Eylül 'ü
İlk kez bu ayda birini sevdim
İlk kez bu ayda biri beni sevdi
Pencerelerini hiç bu kadar sevmemiştim
Perdeyi her aralayışında.
Sana olan hasretimi ifade için
Alfabenin tüm harflerini kullandım
A dan Z ye kadar
AZ oldu.
Üsküdar İstanbul
Sabahın insansız yüzünü seyrederken camın ardından
Griydi gökyüzü gözlerim kısık
Bulutlardan top yapıp oynayanlar
Rüzgarın ardından haykiriyorlardı.
Kuşlar geçiyordu gri,beyaz renklerde Ağaçlar derin derin esniyorlardı
İçimde beni ateşe iten birşeyler var, içime ateşi atan biri var.
Pişmanlık yapışmış paçalarima
Kirpiklerimde hüzünlü damlalar
Belki geçecek kapimdan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!