Bana bak güzel kadın,
Sen ki zat-ı şahaneleri
Sen ki çıkılan bütün kerevetler,
Sen ki adına yazılan şiirler hece kalır yanında
Baktığım yerlere dönük ay yüzlüsü
Sevgilim,
Veda zamanı değildir bu,
Yok olmanın seremonisi
Belki de bu yüzden ölüm gerçek
Ve nihayet son bulur macerası
Bu rapsodinin...
Veda,
Bütün sadeliklerden uzak kırılma noktası
Belki de bu yüzden sadece sade yaşantılar kalıyor ondan geriye
Yoksa onsuz geçmiyor günlerimiz…
Veda,
Yeşil de yeşil
Sonbahara inat
Karamsar olan kimliğime inat yeşeriyordu
Zira hiç, beş para etmezdi.
Bahara aydınlık dediler
Kahverengi yaşandı güzler
Ey güzelim yalnızlık neredesin?
Hürriyeti baki ve kederi ani olan son demde o akşam
Her vakit yalnızlık tadılmıştır.
Ama neredesin?
Nerede o vakur duruşun?
Hangi mevsimler için gözyaşı döktürdün bana?
Keyfiyatına uygundur zat-ı muhtemel sonlar
Belki de yepyeni bir ölüm senaryosudur kim bilir?
Ya da bir bahar seremonisi
Yoksa Pera'daki bunun gülümsemesi mi?
Ünlemli cümlelerin sonuna noktalama işareti koyardı zamanenin kibirli söylemleri
Yahut Pera'da gece yarısı...
Her nereye bakarsam
Aynı rastlantı
Zannettiğim ne varsa zan altında bıraktı beni
Gördüğüm bütün suretler yalan
Ya da ufak bir film hilesi
Ne özgür olabilir insan
Benden veda ile bahseden dirim,
Ölüler mezarlığına hoş geldin
Kendiliğinden olup gelen kimliğim
Ölüler mezarlığına hoş geldin...
Ben ki;
Ey yorgun vedalar biriktiren kalp,
Keyfi kederler artık yeter
Zira bir nefeslik aşktır geride bıraktığın
Şimdilik yarınlara bırak,
Kimlik söylentilerini....
Ey yorgun vedalar biriktiren kalp,
Bahar sabahına uyanmak seninle
Senfonik olsa her şey
Ya da süresiz keşif
Bambaşka kayıpları gizledim ben
Aşkın hatıra defterinde
Bahar sabahına uyanmak seninle bir akşam üstü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!