Ardım sıra tüm öğleden sonra sevinçlerine merhaba!
En afillisinden bir aşk hikayesi yazayım,
Yazayım ki adına şehir sevinsin
Bıraksın kendini hoyrat bir rüzgara.
Asya'dan sonra gelen tüm toprak parçaları ardımda,
Çaresizlikten uzak gayet vakur bir duruşun neticesinde,
Çünkü gün doğumundadır yalnızca, masumiyet
Yeniden kaybedişlere gebedir, günün geri kalanı
Sessizce yahut ağlamaklı bir zaman dilimine nazır ölümlüdür kimileri;
Hüzün, cadde kenarlarında kalmış apartman yalnızlıklarında saklı...
Çünkü gün doğumundadır yalnızca, masumiyet,
Gülümsemek ne güzel,
Yağmurlu bir günde...
Ve tekrara gebe bir gülümseme
Yeniden...
hopa/02.01.2019
Kırmızıların üzerindeki kan kokusuna inat birkaç çirkinlik gizlemiş toprağında,
Ötesinde beyaz ölümlüler geliyor.
Belki yanıtsız soruları cevaplama mukabilinden sessizlik soluyor her tarafta,
Manasına yandığım söylemler söylenir oldu kan kokusu neticesinde.
Ne de olsa batıdan doğuya doğru akamazdı nehir;
Baksana severlik nidası yükseliyor toprak için.
Kaybedişler yaşanırdı o şehirde,
Şehre yalnızlık iner.
Mevsim her zaman hazan,
Ve umut çok trajikomik bir kelimedir.
Filistin,
Titrek mısralarım elimde sadece
Bırakmaz gidişatıma beni
Gölgeler,
Ya anlamlı bir kaç satır
Mısralardaki bencillik...
Bırakmaz gidişatıma beni
Hüzün,
Beklenmedik son gibi duruyor gözlerimin önünde,,,
Hüzün,
Gülümsemek için sebep bulamayanlar için ayrılıktan bir sonraki evre;
Veda için söylenen tüm kelimelerin sonuna nokta konur,
Denizin kenarında
Ufacık bir mısra kadar ürkek kuşlar
İkindi vaktinin serinliği çökmüş dağlarına
Ve ovalar alabildiğine kumral
Memleket kadar sessizce gülümsüyor
Bana aciz kalmış bir yol üstü mola yeri
Yalnızlık…
İçi boş bir kavram
Sadece gereksizse güzeldir
Kimse olmaz yanında
Şöyle bir kafa dinlersin
En samimi dostun çağırır seni
Oysa ben gayet aslını yaşatıyordum
Aşkın kimyasındaki benliğimin...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!