**En Az Pay**
“Bir şey mi var anne?” diyerek sordu,
“Yok,” dedin, yeniden işine daldın.
Bir hecelik cevap seni çok yordu,
Çocukların için bu evde kaldın.
“Babanız yorgun,” der, sözü yutardın,
Sofrada sesini alçak tutardın.
Üzülen çocuğu sen avutardın,
Bir evin yükünü sırtına aldın.
Kumanda dururdu onun elinde,
Bir “Nasılsın?” yoktu onun dilinde.
Bir soğukluk vardı her bir hâlinde,
Kalabalık evde sen yalnız kaldın.
Bir çocuk yüzüne gülüp bakarken,
Sen onun saçına toka takarken,
Bir doğum gününde mumlar yakarken,
O küçük sevinçten sen de pay aldın.
“Önce bayram geçsin,” deyip uzattın,
Bir yılın ucuna bir yıl da kattın.
Kendi isteğini yarına attın,
“Karneler alınsın,” diyerek kaldın.
Karneler birikti, çekmece doldu,
Eski resimlerin renkleri soldu.
Her yeni kararın beklemek oldu;
“Biraz daha,” derken yıllarca kaldın.
Radyoda bir şarkı yeniden çaldı,
Eski bir nakarat dilinde kaldı.
İçerden bir “Anne!” vaktini aldı,
Yarım bir şarkıdan sen de pay aldın.
Seni sadece bir anne sandılar,
Bir “İyiyim,” dedin, ona kandılar.
Adını anmadan seni andılar,
Makbüle, ömründen en az pay aldın.
Kayıt Tarihi : 28.10.2026 00:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
**En Az Pay — Şiirin Hikâyesi** Önce bayram geçsin istedi Makbüle. Sonra karneler alınsın, çocuklar biraz daha büyüsün… Kendi hayatıyla ilgili kararları, onların düzeni bozulmasın diye hep sonraya bıraktı. Çocuklarının bir gülüşüyle sevindiği anlar da oldu. Fakat yıllar geçerken kendi isteklerini söylemek bile zorlaştı. Herkesin bir ihtiyacına yetişirken, kendisine neyin iyi geleceğini düşünmeye vakit bulamadı. “En Az Pay”, bu bekleyişin hikâyesidir. Çocukları için yaptıkları bilinen, kırgınlıkları pek sorulmayan Makbüle’ye ithaf edilmiştir. Onun da anlatacakları, yapmak istedikleri ve kendisi için yaşayacağı günlere ihtiyacı vardı. Adını son dizeye yazarken, yıllardır “anne” diye çağrılan bu kadının hatırının da sorulmasını istedim.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!