Bir pencerenin açılmasıyla, kan-revan bedenimizin acısız çığlıklarına karışarak, yarı kapalı gözlerimizin içine gerçek bir güneşin doğduğu ilk günden bu yana, hep aynı odanın dört duvarı arasındayız işte.
Yalancı çıkar hesaplarının tuş basmalarından uzak bir başka ve tek aşkı önce yaşatıp, sonra yaşadığımız, sevinç çığlıklarına ilk tanık olduğumuz o odanın dört duvarı arasındayız işte, doğduğumuz günden bu yana.
Ne fark eder ki duvarımızda, her göz-göze geldiğimizde boynumuzu hafifçe yana büküp gülümseyeceğimiz bir resmin asılı olmayışı. Ya da bir özel günde ilk gidilecek adresler arasında onun isminin bulunmayışı.
Farkında değil misiniz, hala süt kokuyor nefesimiz.
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını