Biliyormusun sensizliğin o korkunç heybetini?
Sen hiç yaşadın mı,benim yerime sensizliği?
Surları yıkılmış kale gibiyim inan
Beden varda can yok can.
Sensizlik;
Birde
Sigara öldürür diyorlar
Oysa
İçine çektiğin her nefeste
İnsan
Neler yaşıyor hiç bilmiyorlar
Sen istediğin kadar bahar ol
Güneş çekilince üstünden,
Yeşilliğinin bir anlamı kalmaz
Çünkü artık
Bütün renkler,
Siyahta toplanır.
Çocuktum
Bir kadını sevmiştim
Güzel saçları uçuşurdu rüzgarda.
Güldüğünde,
Yüzünde hiç bilmediğim güller açardı.
Sen kuşlara bakıyorsun
Maviye kanat çırpan.
Bense bir balığım
Mavide çırpınıp duran.
Farkımdasın ama
Yok,
Ömrümün gün batımına yakın
Yüzüme vuran,
Serin bir
Eylül rüzgarıydın sen!
Öyle tatlı bir esişin vardı ki.
İçimin ürpermesi hala geçmedi.
Yollarımız ayrıldı diye üzülme
Sana
Bensizliğin aydınlığını bıraktım.
Kendime
Sensizliğin karanlığını.
Vakit Eylül’ü bir geçiyor
Bulut yağmuru tutuyor ,
Hava rüzgarı.
Bir şey saklı gecede
Tuhaf !
Gülüşünü,
Gözlerini,
Sana dair ne varsa işte
Hem de her şeyi,
Yokluğuna gömdüm de
Yokluğunu gömecek,
O'da senin gibiydi.
Mezar taşlarını okurdu.
Şimdi gittiği yerde.
Okunucak mezar taşı yok.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!