Yüzsüz bir adamdı,
Yüzünü çizmek istediğin.
Ey ressam.
...
Görmek istediklerini görme!
Ne olur görmesen...
...
Çekingen adımlarla sesiz ve ürkek
Bir gün uzaklardan bir giz gibi geldin
O büyülü şarkılarını söyleyerek
Gençliğimi geri getirdi ellerin
Sundun paha biçilmez güzelliğini
Devamını Oku
Bir gün uzaklardan bir giz gibi geldin
O büyülü şarkılarını söyleyerek
Gençliğimi geri getirdi ellerin
Sundun paha biçilmez güzelliğini




Aslında bu şiir son kıtadaki gibi bitmiyordu. Yazdıklarımı kaybettiğim için şiirin adını eksik şiir diye değiştirdim. İlk verdiğim başlık devamını yazmak istemediğim şiir idi. Bugün devamını buldum... Devamını buradan paylaşacağım. Bu şiiri kim okursa burdan devamını şiiri okumaya devam etsin... Eksik şiir de tamamlanmış olsun böylece!
....
Gel gör beni bir kere...
...
Seni yazdım inadına,
Ey taş kalpli adam.
Yazma desede içim.
İçim kanatma beni desede...
...
Dışımdaki kanayan yerler de umrumda değil.
Her yaramın kapanması için.
Yazmalıyım bu şiiri.
Mutlu bakmalı pencereden.
Ey baba benim pencerem bile yok sayende.
...
Tabi gölgen yok senin.
Bilmezsin huzur denen meretin,
Parayla bile bulunamayacağını.
Bir öpücüğü teraziye koydun,
Çok gördün.
Kendi öz evladından.
Şimdi ağlama,
Ağlamak günü geçti.
İbrahim Arslan
(O an için şiiri böyle yazdığım için, şiirin böyle tamamlanacağını umduğum için yazıyorum- babama)
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta