Eflatun Devir Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
3124

ŞİİR


7

TAKİPÇİ

Eflatun Devir

Sabahın köründe, akşamın hüznünde, vaktin her deminde hazırım,
Tekrar kavuşma hevesiyle, yüz bin yolu arşınladım,
Ruhun, soğuk bir taşa döndürdüğü vakit sevdamızı,
Ulaşır dilerim, o eflatun devir.
*
Dilersen dağlarda yürü, dilersen sus,
Şirin'den beri tutsaydı şayet, Yaradan bu nefesi,
Dönüşü yok sezerim, tutkumuzla yanardın,
Kerem hasretiyle saklanan, her tür mağarayı.
*
Hangi gizemli niyetten, doğar bunlar yarenlerim,
Kaç soylu düş, döner akşamdan beri,
Nice kasırgadan geçer, yaşı süzülüp giderken,
Soluklanır her an, taze bir hevese doğru yürürken.
*
Bozkırlar tenimde leke yapsa da, anılmaz Şirin'in namı,
Yarim neşelense de, talih gülse de, bulunmaz sevdanın tadı,
Her esen yele, ses verse de kumru,
Sinemde beliren tüyleri, mevcut değildir bu hevesin.
*
Gökyüzüne küskündür bakışlarım, topraktan ayrılmaz,
Bulutlara erişemez, serin rüzgarla yarışmaz,
Ne kadar çabalasa da, yerçekimine yenik düşer,
Yükseklerde süzülen, bir kartal gibi bilinmez.
*
Kafesin parmaklıkları soğuktur, kilidi ise paslı,
Hürriyet şarkıları söyleyemez, lisanı yaslı,
Ufuk çizgisi bir hayaldir, varılmaz bir serap,
Olduğu yerde ağırlaşır, vermez kimseye cevap.
*
Kanatlanıp gitmeyi arzular, lakin takati yetmez,
Bu ağırlık, bu pranga, bu bağ asla bitmez,
Mavi gökler engindir, ama ona yasaklı bölge,
Sadece zeminde sürünür, o karanlık gölge.
*
Fırtınalar kopsa da, kımıldayamaz yerinden,
Bir adım öteye, gidemez kederinden,
Uçurumun kenarında, beklese bile korkusuz,
İçimde genişlemiş, ama pervanesi noksandır bu tutkunun.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 18.1.2026 11:11:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!