Ey sevgili,
Benim alfabem seninle başlayıp
Seninle bitiyor.
Sen ne ilk harfi ne de son harfisin.
Alfabenin en güzel harfisin.
Devrik ve yaralı bir aşktı bizimkisi.
Başına buyruk ve hoyrat...
Biraz da geçim korkusu.
Alabildiğine cevapsız sorular,
Molasız yolculuklar...
Biraz sevsene beni
Biraz, dedim çünkü
Çok sevilmedim ben
Alışkın değilim bu duruma
Edip Demirtaş
Ah! Bu şairler...
Nasıl da buluyorlar, biliyorlar?
Ve vuruyorlar bizi yüreğimizden?
Ulu orta bu acıları serip
Bir esnaf edasıyla
Aşkın pazarında nasıl satıyorlar?
Gecenin ortasında
Bir kalp ağrısı
Ruhun sızısı
Paslı
Binlerce hançer
Ve keder
Mısralarıma pranga vuramazlar.
Sağ çıkacağız burdan çocuklar.
İnanın...
Bütün şairlere sesleniyorum.
Bir olsun sesimiz.
Bölüşelim ölümleri, ekmeğimizi
Keşke insanlar şu çayın sıcaklığı kadar sevebilseydi birbirini.
Edip Demirtaş
Seninle konuşurken gökyüzüne yüreğimden kuşlar süzülüyor.
Sen çok güzelsin ve bu İstanbul'u daha yaşanılır kılıyor.
Maviliğin her tonu seninle anlam kazanıyor.
Azar azar yüreğime sen doluyorsun.
Şairin kaleminden usulca dökülüyorsun.
Elim yüzüm yalnızlığa bulanmış.
Nereye dönsem çırpınan duygular.
Hep bir imdat!
Çaresizlik kervanı katar katar...
Muhtaç etme beni!
Ele güle,
Yaşadığım sürece yazmak isterim.
Yaşamak isterdim, dolu dizgin.
Hırçın şiirlerin şairi...
Yorulmak neymiş bilmek isterdim,
Dinlenebilseydim eğer omzunda.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!