Düşünce Şiiri - Mihail Yuryeviç Lermontov

Mihail Yuryeviç Lermontov
22

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Düşünce

Kaygıyla bakıyorum bizim kuşağa!
Geleceği ya boş ya karanlık görünüyor.
Böyleyken, bilincin ve kuşkunun yükü altında
Eylemsizlik içinde kocuyor.

Zenginiz biz, ta beşikten beri
Babalarımızın yanlışlıkları ve akılsızlıklarıyla!
Yaşam üzüyor bizi; dümdüz amaçsız bir yol gibi,
Bir şölen gibi yabancı bir bayramda.

Utanç verici bir umursamazlığımız var iyiye ve kötüye,
Solup gidiyoruz kavgaya girmeden daha;
Yüz kızartıcı korkaklarız tehlikeyi görünce
Ve iğrenç tutsaklarız iktidar karşısında.

Cılız bir yemiş gibiyiz, erkenden olgunlaşan,
Okşamayan gözleri ve beğenileri,
O öksüz yabancı gibi, çiçekler arasında asılı duran,
Ve düşüp giden, onların açma mevsimi.

Kuruttuk aklımızı yararsız bilimlerle,
En içten umutlarımızı ve o soylu sesi
Gizledik kıskançlıkla en yakınlarımızdan bile
İçimizde alaya alınmış tutkuların güvensizliği.

Henüz varıyorken tadına mutluluğun,
Genç güçlerimizi koruyamadık;
Duygunluk korkusuyla her sevinçli duygunun
Özünü sonsuzca çıkardık.

Şiirsel imgeler, sanat yapıtları
Tatlı bir çoşku vermiyor bize;
Göğsümüzdeki yarasız gömüyü ve son duygu kırıntısını
Koruyoruz açgözlülükle.

Sevgimiz de raslantısal iğrentimiz de,
Kurban vermiyoruz ne kine ne aşka,
Kanımızın kaynadığı an bile
Gizemli bir soğukluk egemen onda.

Sevmiyoruz atalarımızın görkemli eğlencilerini,
Uçarılıklarını, ölçülü ve çocukça;
Alaylı bir bakışla süzüp gerileri
Koşuyoruz, mutsuz ve silik tabuta.

Sevimsiz ve unutulmaya yazgılı bir kalabalık halinde
Geçeceğiz gürültüsüz ve izsiz, dünyadan.
Çağlara ne bir verimli düşünce, ne de
Deha ürünü bir yapıt bırakmadan.

Çocuklarımız horgörüyle anacaklar bizi,
Aşağsayarak anacaklar, bir yargıç ve yurttaş sertliğiyle.
Aldatılmış bir çocuğun acı alayı gibi
Savruk ve batkın babası üstüne!

(1838)

Mihail Yuryeviç Lermontov
Kayıt Tarihi : 10.1.2003 19:39:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Xalide Efendiyeva
    Xalide Efendiyeva

    Sn Osman bey.
    1duma-fikir, düşünce
    2duma-Ukrayna halk şarkısı,
    3 duma- Çar Rusiyasında kanunverici gorev taşıyan
    meclisin adı.Devlet duması, şehir duması
    boyar duması

  • Xalide Efendiyeva
    Xalide Efendiyeva

    Дума

    Печально я гляжу на наше поколенье!

    Его грядущее - иль пусто, иль темно,

    Меж тем, под бременем познанья и сомненья,

    В бездействии состарится оно.

    Богаты мы, едва из колыбели,

    Ошибками отцов и поздним их умом,
    И жизнь уж нас томит, как ровный путь без цели,
    Как пир на празднике чужом.
    К добру и злу постыдно равнодушны,
    В начале поприща мы вянем без борьбы;
    Перед опасностью позорно малодушны
    И перед властию - презренные рабы.
    Так тощий плод, до времени созрелый,
    Ни вкуса нашего не радуя, ни глаз,
    Висит между цветов, пришлец осиротелый,
    И час их красоты - его паденья час!

    Мы иссушили ум наукою бесплодной,

    Тая завистливо от ближних и друзей

    Надежды лучшие и голос благородный

    Неверием осмеянных страстей.

    Едва касались мы до чаши наслажденья,

    Но юных сил мы тем не сберегли;
    Из каждой радости, бояся пресыщенья,
    Мы лучший сок навеки извлекли.

    Мечты поэзии, создания искусства
    Восторгом сладостным наш ум не шевелят;
    Мы жадно бережем в груди остаток чувства -
    Зарытый скупостью и бесполезный клад.
    И ненавидим мы, и любим мы случайно,
    Ничем не жертвуя ни злобе, ни любви,
    И царствует в душе какой-то холод тайный,
    Когда огонь кипит в крови.
    И предков скучны нам роскошные забавы,
    Их добросовестный, ребяческий разврат;
    И к гробу мы спешим без счастья и без славы,
    Глядя насмешливо назад.

    Толпой угрюмою и скоро позабытой
    Над миром мы пройдем без шума и следа,
    Не бросивши векам ни мысли плодовитой,
    Ни гением начатого труда.
    И прах наш, с строгостью судьи и гражданина,
    Потомок оскорбит презрительным стихом,
    Насмешкой горькою обманутого сына
    Над промотавшимся отцом.





  • Xalide Efendiyeva
    Xalide Efendiyeva

    Osman bey,şiirin adı 'Duma'dır. Duma - düşünce demektir.
    Dumat- düşünmek. Tercümeni orijinali ile tutuşturdum doğru tercüme olunmuş.

  • Deniz Nilüfer Bağarası
    Deniz Nilüfer Bağarası

    Mihail Yuryeviç Lermontov (15 Ekim 1814 - 27 Temmuz 1841), Rus yazar ve şair.

    Emekli bir subayın oğlu olarak dünyaya gelen Lermontov, bir süre Moskova Üniversitesi'ne devam etti. Üniversite yılları Lermontov'a, toplumsal sorunların büyük bir heyecanla tartışıldığı çok canlı bir entelektüel ortamdan yararlanma fırsatı sağlamıştır.

    1832 yılında üniversiteden ayrılmış, Harp Okuluna kaydolmuştur. 1834 yılında asteğmen rütbesiyle mezun olup St. Petersburg'da hafif süvari olarak askerlik kariyerine başlamıştır. 1837 yılında Puşkin'in bir düelloda öldürülmesi üzerine derinden etkilenerek 'Şairin Ölümü' adını verdiği bir şiir kaleme almıştır. Ne yazık ki dönem, öncelikle monarşinin sınırsız yetkilerinin bir anayasayla sınırlandırılmasını savunan akımların ve genelde tüm ilerici, özgürlükçü düşünce ve etkinliklerin yoğun baskı altında tutulduğu bir dönemdir. Lermontov da bu şiirinde Puşkin'in bir düello sonucu ölümünü cinayet olarak nitelemekte ve Çarlık yönetimin suçlamaktadır. Bunun üzerine tutuklanarak Kafkasya'daki bir birliğe sürülmüştür.

    1838 yılında sürgün cezası kaldırılan Lermontov St. Petersburg'a döndü ve kısa sürede dönemin parlak edebiyatçıları arasına girdi. Şiirleri edebiyat çevrelerinde çok beğenilen Lermontov'a, Puşkin'in ardılı gözüyle bakılmaya başlanmıştır. 'Çağımızın Bir Kahramanı' adlı romanıyla da büyük bir beğeni toplamıştır.

    1840 yılın başlarında St. Petersburg'daki Fransız büyükelçisinin oğluyla giriştiği bir düello, bu özgürlük yanlısı genç şairin Petersburg'dan uzaklaştırılması için bir bahane oluşturdu. Çarlık yönetimi onu tekrar Kafkasya'ya sürgüne gönderdi.

    1841 yılının şubat ayında izinli olarak St. Petersburg'a dönen Lermontov, umut doludur. Bir dergi çıkartmak konusunda girişimlerde bulunur. Ne var ki izin süresinin bitiminde görev yerine dönmesi için kesin emir alacaktır. Yolculuk sırasında hastalanır ve Piyatigorsk kentinde bir süre dinlenmek zorunda kalır. Bu kentte 27 Ekim 1841 günü, kralcı bir Fransız subayla düello yapar ve bu düellonun sonunda yaşamını yitirir. Özgürlükçü aydın kesimde, tıpkı Puşkin gibi bir düello sonucu genç yaşta ölmesi, derin bir üzüntüye neden olmuştur.

    Yirmi yedi yıllık kısa yaşamına karşın Lermontov, şiirleri, tiyatro oyunları ve romanıyla Rus edebiyatının gelişimi üzerinde derin etkiler yaratmıştır. Kendisinden sonraki pek çok Rus edebiyatçı üzerinde Lermontov'un etkilerini görmek mümkündür. Fransız özgürlükçü düşüncesinden belirgin biçimde etkilenen aydın bir edebiyatçıdır.
    (VİKİPEDİA)
    Fukaranın kendi kafası karşıkmış, canına kıymış süper bunalım edebiyatı, emeğe saygı,

  • Tayyibe Atay
    Tayyibe Atay

    'Geçeceğiz gürültüsüz ve izsiz, dünyadan'

    geçenler kervanında yer bulabilmek de şanstır be şair!..içerletme beni şimdi!..bak, yaşamak kendiliğinden güzelleşiyor alınan nefesle...kediler miyavlıyor,kuşlar birbirini kovalıyor,balıklar avlanıyor dalyanlarda,şehirler doluyor seslerle,analar doğuruyor durmadan...yani güzel şeyler oluyor ne dersen de de;savaşlardan,işsizlikten,ölümlerden,namus belasından,uyuklayan meclisten,sömürüden,kadınların tepeleneşinden,çocukların kayboluşundan kime ne!..

    güzel şeyler oluyor!..bunu bilir, bunu söylerim ben,yaşadığım sürece...

    ve yaşayan herkes gibi şairler de geçer zamanın içinden;kimi ölerek,kimi öldürülerek...iz bırakmadan hem de!..


  • Xalide Efendiyeva
    Xalide Efendiyeva

    Lermontov hem de ressamdı.Onda bu yeteneğin çocukluğundan olduğu yazılıyor. Akvareller, yağlı boya ile resimler, portre, manzara ve karikatürler çekmiş

  • Xalide Efendiyeva
    Xalide Efendiyeva

    Не обращайте внимание, поет, вы продолжайте
    думать.

  • Hamit Yalçın
    Hamit Yalçın

    şu köşe yaz köşesi şu köşe kış köşesi ortada ne vardı unuttum ?

  • Behruz Dijurian
    Behruz Dijurian

    DÜŞÜNCE


    düşün/ceyi eliyorlardı
    küçük düşünceler elekten geçiyordu
    büyük düşüncelerin kırılmaları gerekiyordu...!


    bd







    behruz dijurian

  • Yasemin Cemre Kybele
    Yasemin Cemre Kybele

    ''Düşünme gücümüzü nasıl harcadığımızı gürünce insan üzülüyor''Düşünce,bağlı olduğu nesne ile nasıl ilgi kurar,ona nasıl bağlanır?Gerçek bir eğitimci bir filozofdan asla ayrılmaz.Şüphesiz bunlardan birincisini ilgilendiren genç zekaların gelişmesine çalışmaktır,yoksa düşüncenin özünü ve hele zekanın ne olduğunu meydana çıkarmak değil.Düşünme sanatıda diğer sanatlar gibi sevilmeğe layık olmalı.Başarının sırrı,vuzuhlu olmakta,işini bilmekte,aklın kurallarına uymaktır. 24.04.2010
    Rumuz:Yasemin Kybele

TÜM YORUMLAR (41)