Elime bir kalem ve kağıt verildi. Hayallerimi çizmem istendi benden. Oysa çocukluğumda
Hiç kimse önüme boya kutusunu verip
Güneşi çiz dememişti.
Mavi renklerle konuşmam yasaktı
İşte bu yüzden gökyüzünü tanımazdım.Benden bu eylemi gerçekleştirmemi isteyenler bunu biliyorlardı zaten. Peki neden o zaman? Çünkü
Hayal kurmayı beceremeyen yığınlar çoğalmak ve benzerlerini aramak ile sorumlu hissediyorlar kendilerini. Ama ben bu benzerleştirme heveslerini kursaklarında bıraktım. Evet çocukluğum hayal kurmak yeteneğinden yoksun gelişti. Ama yine de kağıda öyle hayaller çizdim ki yığınlar dünyanın döndüğünü, güneşin doğduğunu, yıldızların parladığını ilk defa fark etmişlerdi.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta