Elime bir kalem ve kağıt verildi. Hayallerimi çizmem istendi benden. Oysa çocukluğumda
Hiç kimse önüme boya kutusunu verip
Güneşi çiz dememişti.
Mavi renklerle konuşmam yasaktı
İşte bu yüzden gökyüzünü tanımazdım.Benden bu eylemi gerçekleştirmemi isteyenler bunu biliyorlardı zaten. Peki neden o zaman? Çünkü
Hayal kurmayı beceremeyen yığınlar çoğalmak ve benzerlerini aramak ile sorumlu hissediyorlar kendilerini. Ama ben bu benzerleştirme heveslerini kursaklarında bıraktım. Evet çocukluğum hayal kurmak yeteneğinden yoksun gelişti. Ama yine de kağıda öyle hayaller çizdim ki yığınlar dünyanın döndüğünü, güneşin doğduğunu, yıldızların parladığını ilk defa fark etmişlerdi.
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta