Boynum eğilmez, sözüm eğrilmez, emânettir vicdanım,
Ne zillete değiştim izzetimi ne alkışa sattım adımı.
Bir ömürdür ahlâkın burcunda nöbet tutan irâdem,
Şerefli duruşu kuruşun önüne koydum diyen gelsin,
İşte meydan,
İşte divan.
Hak ne taraftaysa orda kurdum ömrümün otağını,
Zulmün gölgesine bırakmadım ne başımı ne îmânımı.
Ateş kesilse yollar, diken olsa bütün menziller,
Mazlumun âhını kendi rahatıma değişmedim diyen gelsin,
İşte meydan,
İşte divan.
İlimle arındırdım düşümün pas bağlayan aynasını, Hikmetle aradım eşyanın görünmeyen mânâsını.
Liyâkatın suyuyla büyüttüm yarınların çınarını, Hakkın hatırını her hatırdan üstün tutan gelsin,
İşte meydan,
İşte divan.
Tutsaklığın duvarını yıktım, kırdım korkunun zincirlerini,
Alın teriyle büyüttüm umudu, sabırla besledim düşlerimi.
Özgürlük bir bedelse mücadeleye dünden râzıyım,
Fırtınalar önünde yönünü kaybetmeyen gelsin,
İşte meydan,
İşte divan.
Makamlar geçer gider, servetler savrulur rüzgârla,
İsimler silinir bir gün taşlardan ve duvarlardan.
Geriye hakka sadâkat ve temiz bir isim kalır,
Ardında hayırdan başka miras bırakmayan gelsin,
İşte meydan,
İşte divan.
Bir gün kurulunca herkesin kendi ameliyle çıkacağı divan,
Susacak bütün yalanlar, düşecek bütün maskeler bir an.
Ne mühür işleyecek orada ne tacın hükmü sürecek, Alnı açık, vicdanı temiz, hesabı verebilen gelsin,
İşte meydan,
İşte divan.
(E.B)
Eyüp BeyhanKayıt Tarihi : 13.08.2026 09:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!