Bir vakit geliyor, bütün yollar susuyor,
insan kendi gölgesinden usulca ayrılıyor.
Ne zaman kalıyor avuçlarında
ne de ömrün eski hesabı…
Bir kapı var, eşiği görünmeyen,
ardında ne gece var ne de sabah.
Belki bütün yorgunluklar orada dinleniyor,
belki ruh, unuttuğu ilk yurdu hatırlıyor.
Dünya dediğin, biraz bekleyiş, biraz yara,
büyüyen ağır bir hikaye, bir avuç toprakta
İnsan nice ömür taşıyor omuzlarında,
kendine ait sandıklarını bırakıyor son nefeste.
Ve o ilk sessizlik…
Bir nefes çekiliyor varlığın içinden,
geride kalan zaman anlamını yitiriyor.
Bir beden susuyor, bir âlem değişiyor;
kim bilir, hangi sırra uyanıyor ruh?
Kalanlar…
Onlar hâlâ aynı dünyanın hükmünde,
bir sesin dönmeyeceğini bilmenin eşiğinde.
Giden belki yüklerinden arınıyor,
kalan, yokluğun ağırlığında sınanıyor.
Ne tuhaf, aynı ölümün iki ayrı yüzü:
Birinde dünya kapanıyor,
ötekinde dünya bütün ağırlığıyla kalıyor.
Bir ruh menziline doğru yürürken
bir başka ruh, ayrılığın içinde yolunu arıyor.
Belki de ölüm, son değil;
başlangıcın insana kapalı yüzü.
Biz burada adına ayrılık diyoruz,
O'nun katında hangi isimle anılır, bilmiyoruz.
S.GÖL
Kayıt Tarihi : 30.10.2026 07:24:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!