DÜNYA DERDİ
Dünya derdi...
Sabahın ilk ışığında omzuma yüklenen,
Akşam olunca daha da ağırlaşan bir yük.
İnsan, ekmek peşinde koşarken
Kendi yüreğini ne zaman unuttu, bilmiyorum.
Bir ömür geçiyor göz açıp kapayıncaya kadar.
Çocukluk bir rüzgâr gibi esip gidiyor,
Gençlik bir su misali akıp kayboluyor,
Saçlara düşen aklar ise
Zamanın sessiz imzası oluyor.
Dünya derdi...
Kimi mal biriktiriyor,
Kimi makam peşinde koşuyor,
Kimi alkış bekliyor kalabalıklardan.
Ama toprağın altında
Ne zengin var,
Ne fakir...
Herkes aynı sessizliğe emanet.
Bir gün çok güldüğümüz yerlere,
Bir gün hüzünle bakıyoruz.
Bir zamanlar vazgeçilmez sandıklarımız,
Bir gün yabancı oluyor.
Meğer dünya,
Tutunmaya çalıştıkça elimizden kayan
Bir avuç kumdan ibaretmiş.
İnsan kırılıyor...
Bazen bir sözle,
Bazen bir sessizlikle,
Bazen de en güvendiği insanın
Arkasını dönüp gitmesiyle.
Sonra öğreniyor...
Her acının insana bir şey öğrettiğini,
Her yaranın sabrı büyüttüğünü,
Her gözyaşının bir duaya dönüştüğünü...
Dünya derdi...
Bitmiyor.
Bir borç bitiyor,
Başka bir yük başlıyor.
Bir hasret diniyor,
Bir özlem doğuyor.
İnsan,
Hep bir şeylerin peşinde koşarken
Asıl varacağı yeri unutuyor.
Oysa dünya...
Bir misafirhane.
Ne gelen kalıyor,
Ne giden geri dönüyor.
Bir ezan sesiyle açılıyor gözlerimiz,
Bir sela sesiyle uğurlanıyoruz.
Arada geçen ömür ise
Bir nefes kadar kısa.
Ben çok insan gördüm.
Yüzü gülen ama kalbi ağlayan...
Çok zengin gördüm,
Huzuru olmayan...
Çok fakir gördüm,
Şükrüyle zengin yaşayan...
Anladım ki...
İnsanı ayakta tutan serveti değil,
Vicdanıdır.
Kalbidir.
Merhametidir.
Ve Rabbine olan teslimiyetidir.
Dünya derdi...
Bazen bir hastane koridorunda beklemektir.
Bazen mezar başında sessizce dua etmektir.
Bazen bir annenin gözyaşında,
Bazen bir babanın suskunluğunda,
Bazen de bir çocuğun masum gülüşünde saklıdır.
Her şey geçiyor...
Sevinç de...
Keder de...
Gençlik de...
Güzellik de...
Ama geriye,
İnsanların kalbine bıraktığın iz kalıyor.
Bir iyilik...
Bir güzel söz...
Bir içten dua...
Belki de bütün servetimiz bunlar olacak.
Ey dünya...
Sana aldanan çok oldu.
Ama seni tanıyan,
Kalbini sana esir etmedi.
Çünkü bilir ki,
Asıl yurt,
Toprağın altında başlayan sonsuz yolculuktur.
Ben de bugün,
Omzumdaki bütün dünya dertlerine rağmen,
Başımı göğe kaldırıyorum.
Ellerimi açıp Rabbime sığınıyorum.
Çünkü biliyorum...
Her yükü hafifleten O'dur.
Her yarayı saran O'dur.
Her karanlık gecenin ardından
Sabahı doğuran da O'dur.
Dünya derdi gelip geçer...
Ama güzel bir yürek,
Temiz bir vicdan,
Ve samimi bir dua,
İnsanın ardından yaşamaya devam eder.
İşte bu yüzden,
Dünyaya değil,
İyiliğe iz bırakmak istiyorum.
Gerisi...
Rüzgârın savurduğu yapraklar gibi,
Bir gün sessizce geçip gidecek.
DELİNİN BİRİ
HAMZA CAYMAZ
Kayıt Tarihi : 1.08.2026 23:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!