Anlat sevdiceğim, uzun gecelerin sabahında
ela gözlerinin mahmurluğunu,
Baş başa kalmak için el ele koştuğumuz yolları.
Yüreğimizde saklı kalan gençliğin telaşını,
Bir de umutsuzluğa yenilmeyen çabalarımızı.
Hangi akşam sakladın sesinin en ince yerinde,
Bir ömür sustuğumuz o güzelim şarkıları?
Hangi düşe bıraktın ikimizin yarım kalan gecelerini,
Kim duydu kalbimizde uyuyan o eski baharı?
Ay ışığı saçlarına değince gamzelerin gül açardı.
Gece, usulca çekilirdi yüzünün kıyısına.
Ben bir yıldız kayarken dilek tutardım,
Sen gülünce dünya sığardı avuçlarıma.
Bir nehir akardı düşlerimizin içinden,
Kıyısında adımızı bilmeyen çiçekler açardı.
Sen gözlerini kapatınca sevgilim,
Bütün gökyüzü kirpiklerine konardı.
Sonra bir akşam, vakit durdu ansızın,
Rüzgâr unuttu dallara bıraktığı sesi.
Sen başını omzuma koydun usulca,
Yüreğinin sıcaklığı kaldı avuçlarımda.
Şimdi hangi düşe dalsam sen çıkarsın karşıma,
Bir yağmur ince ince iner eski sokaklara.
Ayak izlerimiz silinse de ne çıkar,
Hâlâ elin değiyor yürüdüğüm rüyalara.
Anlat sevdiceğim, o düş bitmesin daha,
Sabah kapımızı çalsa da açmayalım.
Dünya kendi telaşında kaybolup giderken,
Biz bir ömrü aynı rüyada tamamlayalım.
S.GÖL
Kayıt Tarihi : 28.10.2026 20:49:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!