DÖNÜM NOKTAM
Elinde buğulu bir viski kadehi duruyordu geceye karşı,
Hafif bir rüzgâr esintisi saçlarını ağır ağır dalgalandırıyordu.
Ben evrenin bütün gürültüsünü ve zamanı bir kenara bıraktım o an,
Çünkü o yüzündeki tek bir gülüşle ömrümün bütün baharlarını unuttum.
Baktım; gözlerinde çocuksu ve neşeli bir tebessüm ışıldıyordu,
Ama aynı anlarda kalbime düşen incecik yağmur taneleri gibiydin.
O tebessümün ardında aralanan cennet kapısından içeri adım atarken,
Dudaklarımdan dökülen her cümle kaderimin geri dönülmez yönünü çiziyordu.
“Ya dönüm noktam olacak, ya ölüm noktam olacak,” dedim sesim titremeden.
Çünkü artık anlamıştım ruhumun bu çaresiz ve en derin gerçeğini:
Senin varlığın bundan sonra benim sığınacağım bir dünya olacaktı,
Ya da sensizlikte kavrulup yok olacağım sonsuz bir cehennem olacaktı.
Kadehindeki her yudumda bir ömrün kehaneti saklıydı sanki,
Gözlerindeki o büyüleyici tebessüm beni hem hayata bağlıyor hem de yakıyordu.
Ben o gece senin varlığında ya yeniden doğacaktım tüm varlığımla,
Ya da o cehennemin en karanlık kuyusunda büsbütün kaybolup gidecektim.
Şimdi kaderim, elindeki kadehten dökülecek son damlaya bağlı,
Gözlerindeki o gülüş, ya sonum olacak ya da yeniden başlama sebebim.
Ve ben o cennet kapısının önünde, ateşe yürür gibi duruyorum;
Çünkü seninle yanmak bile, sensiz yaşamaktan daha güzel bir kıyamet bana...
Ve artık biliyorum ki sen, ya ömrümün yeniden yazıldığı en güzel başlangıç ya da adını son nefesime dek taşıyacağım en derin yaramsın; çünkü ben bu gece, kaderimin bütün yollarını senin gözlerinde kaybettim.
Mehmet bildir
17.10.2026
Kayıt Tarihi : 18.10.2026 22:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!