Divâneden Beyhûde Sözler

Maraşlı Osman
96

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Divâneden Beyhûde Sözler

I.
Bu gece, camın arkasında ağır bir tül oynar; Azizim
Sokaklar tenhâ,
Zaman eski bir defterin yaprağında unutulmuş gibi.
İçimde biten sevgiye ne bir heves kaldı ne bir korku,
Sadece adını koyamadığım şu derin sükûnetimde
Yürüyorum usul usul; ayak seslerim bile yorgun... Duyanı yok..

II.
Yarım kalmış bir şarkının ortasında yankılanır,
Sana olan feryadım... Bir gelipte görsen gözlerimden.

III.
​Ne saray kaldı geriye, ne de o eski ihtişamım,
Yalnız mermer sütunlardan kalma hüzünlü bir rüzgârım.
Ben yine aynı kuyu başındayım, (Seni kaybettiğim yerdeyim.)
Yusuf'un kuyusundan su çeker gibi,
Gam dökerim kelime kelime geçen zamana.

IV.
Gönlümün mülkü yıkıldı bî-zen ü bî-hânüman,
Câm-ı aşkı nûş edüp yandı dil-i zâr u nihân.

V.
​Ey Afitâp!
Sen o eski devrin sultanısın,
Ama ben o sabırlı derviş değilim artık.
İçimde yılların yorgunluğu var, yılların aşkı var;
Sana karşı...
Bahtımı yeniden yazsam kime ne fayda?

VI.
Senden, geriye kalan eksik bir rüzgâr,
Bir de adını koyamadığım o beyhûde telaş...

VII.
​Biz şairler; Her akşam,
Biraz daha eksiliriz kelimelerden.
Közü sönmüş bir ocağın başında,
İçimizdeki sızıya kapı aralarız.. Tekrar ve tekrar...
Gidene "gitti" demek için,
Kalan ise;
Yarım kalmış bir cümlenin ağırlığıyla sınarız.

VIII.
Ne acıdır ki,
En çok sevdiğin yerden yara almak,
Ve o yarayı sarmaya bile korkmak.
Şimdi ellerim boş,
Yüreğim duman altı,
Bir ömrün hesabını sorar gibi...
Baktığım şu aynadaki yabancı.

IX.
Geçmişin tozlu raflarında birer hatıra, gözlerimden süzülen her damla yaş..

X.
Artık ne mektuplar var pulları puluna biriken,
Ne de yolların gözünü bekleyen o sabırlı pencereler.
Zaman, unuttuğu adresleri siliyor birer birer;
Biz ise hayatın telafisi olmayan kader defterinde,
Yanlış yazılmış birer cümle gibi duruyoruz öylece.

​XI.
Kuytuluklarda sakladığım o çocuksu gülüş,
Yabancı bir limana demir atalı çok oldu...
Gelenim olmadı vapur sesleriyle.

​XII.
Ey hayat!
Hangi hesabın borcuydu bu ödenmeyen hüzün?
Hangi masalın sonuna gizledin bana bu acı gerçeği?
Bak, kelimeler bile yoruldu artık yan yana gelmekten,
Ben döküldüm... Gidenlerin bıraktığı o yarım cümlelerde, zamanın büküldüğü o sessiz ayazda,
Ne dönecek bir yolum kaldı geriye,
Ne de baştan yazacağım bir hikâye...

XIII.
​Yarım kalan bir şarkının nakaratında unuttum kendimi;
Ne sesim duyuldu dağlara,
Ne de göğsüme bırakılan taş hafifledi.
Şimdi rüzgar ne yana esse,
Oradan savruluyor ismimin silik gölgesi.

Maraşlı Osman
Kayıt Tarihi : 26.09.2026 10:44:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!