İçinde senin olmadığın bir sabaha uyanmak da varmış kaderde...
Ne zaman "sen" diye başlasam söze, "biz" diye bitirirdim.
Şimdi ise bizi arıyorum.
Nerede ve ne zaman kaybettik bu büyük sevdâyı, hâlâ anlamıyorum.
Çok zor sensizlik,
Hesap verememek ellerime, yüreğime çok zor.
Eşyalar bile seni sorar gibi bakıyor gözlerime.
Antrede parfümünün kokusu,
Yastığımda hâlâ üç tel saçın var.
Bu nasıl bir veda?
"Gel" demeye cesaretim, "gitti" demeye dilim yok;
Ama gittin, sanki hiç gelmemiş gibi gittin.
Koca şehir sus pus,
Kaldırımlar ıslak,
Gözlerim bulutlu,
Gezdiğimiz yerler yabancı.
Gramofon bile acı acı çalıyor,
Her sabah kapıma gelip mama isteyen kedi bile gelmiyor artık.
Sanki gidişinle koca bir şehri arkana sürükleyip götürmüşsün.
Deniz bu sabah pek bir dalgalı,
Tıpkı yüreğim gibi.
Gelgitlerdeyim, seni özlediğimi hâlâ itiraf edemiyorum.
Balıklar bile terk etmiş denizi,
Rüzgâr bir başka esiyor yüzüme, oysa ne güzel ılık ılık okşardı yanaklarımı.
Sigaram yine kendiliğinden bitiyor.
Unutmayı öğretmeyen hayat, beni seni unutmak zorunda bırakıyor ya,
Artık hayata da sözüm yok.
Kendine faydası olmayan bir yüreği taşıyorum
Ve bu yük bedenime ağır geliyor artık.
Sessiz bir çığlık var kulaklarımda, genzimi yakıyor bu acı tat.
Yutmak istiyorum boğazıma takılıp kalan sözcükleri.
İnsan dilinden asılırmış, ben ise yüreğimden asılıyorum.
İnsan ölüme adım adım giderken
Gülümser mi?
Gülümsüyorum hayatın karanlık yüzüne.
Gamzelerimden umutsuzluk akıyor,
Gözbebeklerimde canhıraş bir savaş
Ve tek mağlubu benim.
Anlıyorum, bu savaş hiç bitmeyecek;
Ya ben öleceğim ya da umutlarım,
Anlıyorum.
23.09.2026 10:00
Kayıt Tarihi : 23.09.2026 10:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!