Kırık dökük hayallerin kıyısında pamuk ipliğiyle yaşıyoruz.
Dolu düşü gönül bahçemize hasadımıza ağlıyoruz
Kahrolası dünyada hayat bir bize mi küstü be arkadaş
Her gün batımında celatların elinde idam ediliyoruz.
Suçu suçluyu bulmak olmuş adalet
Hakkın adına etmişler ihanet
Tuzak kuranlarda olsa da dalalet
Durmadan Ceza kesiyorlar, sanki ibadet
Kimseye kalmadı onlarada kalmaz
Bir umutla çıkıp geldi İstanbul’a
Akşama kadar çuval taşırdı sırtında
Namusu Ekber sığınırdı Allah’a
Dün Memleketine göç etti Adem Efendi
Bir trafik kazası geldi başına
Her can bir değilmiş alemler içinde
İki Salih çıktı amelleri hak elinde
Hak yolunda adaletin izinde
Sessizlik hırkası ağırdı zikirlerinde
Başlarını kaldırsa melekler kıyama duracak
Demir kapılar, soğuk duvarlar
İçeride sadece, Afüvv var
Gözde hasret, elde dua
Sabır bekler, sessiz sabahlar
Günler sayılır, semaya eller açılır
O’nun elinden yazılmışsa bu ferman
Derviş olmuş deli gönül, kimden ararsın derman
Bu benim akılsız başım kime küsüyor
Kalemimden çıkan sözler bile O’ndan
Aklımın iplerini kaybetmişim, dolanır benimle
Beni salmadılar, bıraktılar darlığa Allahım
Geniş olan sensin sığındım sana Allahım
Zülmü büyüttüler, yazgıma mühür bastılar
Bilmezler kaderi satır satır yazan sensin Allahım
Başımı kaldırıp gökyüzüne bakabilmeyi özgürlük çığlıkları sayıyordum. Yalın ayak taşlı yollarda dikenler parçalarken küçük bedenimin yol bilmez ayaklarını, hayallerle yaşardıım.
Ölümün kucağına terk edilmiz sahipsiz gecelerin zifiri karanlığında var oluşuma koşuyordum. Eski yaralar kıyametinde büyümeye çalışıyordum. Yaşım yaş almamışken ağlamaktan gözyaşlarımın kuruduğuna şahitlik ettim.
Korkunun en ilahisini, dejavunun her çeşidini hastalıklı günlerime yaydım. Okul yolunda düşman çocuklarıyla kavgalar biriktirdim. Çantamda kitaptan çok taşlar vardı, kendimi katillerden koruyordum. Nefes nefese korkudan kaçarken çaresizce kan görüyorum. Dişlerim dökülünce avuçlarıma, istemeden cellat oluyordum. Sonra ay ışığı altında yıldızlar saymaya başladım. Hiç kimsenin haberi olmadan gecenin bir yarısı harmanın kıyısında yıldızlar birktirdim. Ulaşmak istediğim tek yer onlardı. Umutlarım doğuyordu gün batıpta herkes uyuduktan sonra. Zamanın hızına bürünüyordu ruhum. Çirkin yüzümü saklamayı aklım kemale erince öğredim. Gülüşümün ısıtmadığı gözleri, kaçıncı ölüşümden sonra farkettim. Şimdi saklanıyorum herkesten ve herşeyden yapayalnız bir başıma hayallerimde demleniyorum. Kadeh tokuşturuyorum yıldızlarla. Ay ışığı asılıyor sakallarıma, Kitapların ortasında birşeyler arıyorum. Kaybolduğum benliğimde hiç oluyorum. Kuyularıma ipler salıyorum, kendime yetmeyen duygularımla. Aşkı arıyorum şu yaşımla oysa dökülmüş ruhumun dişleri ihtiyar bir alemdeyim.
Alzheimer hastalığına yakandım, herkesi hatırlıyorum ama kim olduklarını bilemiyorum. Aynada baktığım kendime
ben bu kişi çok iyi tanıyorum diyorum ama kim olduğunu hatırlamadan. Yıllarca anlatamadım kendimi şimdi hatırlamıyorum anlattığım yıllarımı. Unutmak insanoğluna en büyük armağan derdim hep şimdi bana müjdelendi bir hastalıkla...
Dua ederim Rabbimden, kalbi daim nurlu olsun
Kaleminden çıkan her hüküm hayra yol bulsun.
Hakim baba, adaletinle anılsın adın
Hakk’ın rızasına varan yolda, daim olsun adımın.
Bilirim ki yük ağır, omuzda büyük vebal
Kısık sesli bir fon müziğiyle seni yazıyorum.
Adının başharflerine birer çiçek ismi bularak.
Sadece çiçeklerden olsun istiyorum,
Başıma taç ettiğim adın.
Seni ne kadar çok sevdiğimi,
Sensizken değil seninle olunca anlıyorum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!