Kusursuz bir heykel gibi oyulmuştu varlığın göğsüme
Simetrik bir hayatın tam merkezinde duruyordun
Bıçakla kesilmiş gibi iki eşit parçaydı ömrümüz
Sensizliğin bıçağı saplandı sol soluğumun orta yerine
Simsiyah bir uçurum bıraktın geride kalan enkazıma
Vücudumun sol yarısı kilitli bir demir kapı şimdi
Sağ yanım bomboş sokaklarda tek başına titriyor
Aynaya baktığımda gördüğüm suret acıyla ikiye bölünmüş
Simetriyi bozan o zalim darbe yıktı bütün sütunlarımı
Sensizlikten ibaret koca bir enkaz yükseliyor göğe
Zamanın keskin testeresi doğradı en tatlı anılarımızı
Bütün hesaplar altüst oldu bıraktığın o koca boşlukta
Eşsiz bir tablonun yarısı yakılmış gibi kimsesizim
Sonsuzluğa uzanan ellerim havada asılı kaldı öylece
Sensiz yaşamak bükülmüş bir demirin büküntüsü
Hangi usta el birleştirdiyse bizi ansızın ayırdı da
Ruhumun dikiş tutmayan yerlerinden kan sızıyor sabaha
Parçalanmış bir aynada çoğalıyor acımın binbir suratı
Eksik bırakılmış cümleler gibi yutkunuyorum yavaşça
Sensizlik bir ur gibi yayılıyor kemiklerimin derinliğine
Bütün haritalar değişti gidişinle birlikte ansızın
Pusulamın iğnesi kırıldı senin yönünü kaybetince
Yarım kalmış bir destanın ortasında sustu şairler
Toprak bile kabul etmiyor bu eksik ve garip bedeni
Sensizliğin ağırlığı ezdi geçti omuzlarımın kemiğini
Kayıt Tarihi : 8.09.2026 16:24:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!