Gam çekip derdimi yüklendim yine,
Bana ondan gayrı derman mı kaldı?
Lanet eylemişim gittiği güne,
Dâr-ı dîdar olan canan mı kaldı?
Yoluna giz olsam dumanım tütmez,
Gayrı yandıklarım gözüme batmaz,
İnsan çektiğini dışına vurmaz,
Kâmil-i ervaha yanan mı kaldı?
Nefes ol ki ol nefes hayra bir nefis,
Ettiğin neden ki şerre bir nefis,
Der ki Yaradan: "Hayra kıl nefis,"
Göç yolu göründü, zaman mı kaldı?
Firkatim boynumda yağlı bir sicim,
Ehl-i irfan anlar, derindir sancım.
Revan olduğum yol gösterir içim,
Çaldığım kapıyı açan mı kaldı?
Gülistan eylerdi yüzünde güller,
Çark-ı fani dünya, görülmez haller...
Lâl olup da gider yaktığım diller,
Şarab-ı hikmete saçan mı kaldı?
Senlik benlik hırkası yakacak bizi,
Giriftar-ı dertlere salacak izi.
Sırattan geçerken tutacak sızı,
Âhiri evvelden kaçan mı kaldı?
Kayıt Tarihi : 6.08.2026 14:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
NoStun kırıntıları




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!