Sesin solmuş yaprakları yeşertir
Ummanlar gibi, abı hayat gibi
Düşündükçe gözlerimi yaşartır
İçimde bu dertler eziyet gibi
Güzeller sultanı, kulların çoktur
Bencil kalleş olmadıkça
Arkasından gülmedikçe
Açığını bulmadıkça
Kıymetimi bilen olmaz
İnsanları düşünürsem
Artık muradı buldum demiştim ben
Hayallerimi hep suya batırdın
Kimselere boyun eğmemiştim ben
Sen geldin boynumu kökünden kırdın
Bu sefer sanmıştım artık şad oldum
Selvi boyun yıldızlarla dans eder
Göğü seyrederim şölen misali
Gözlerin gözümü sende hapseder
Olmuşum esirin, kölen misali
Dertlerin oku kalbimi deliyor
Nedendir de kömür gözlüm nedendir
Benim bu yüzlerimin gülmediği
Muradını alan yalnız nadandır
Nedir sefil gönlümün bilmediği
İkimiz ayrı ayrı bir köşede
Seni sevmeye şu ömrüm yeter mi
Hevesim kursakta kalır korkarım
Gözden uzak olan yâddan gider mi
Bin yıl görmesem de kalır korkarım
Bakışı sinemi oyar derince
Hançeri almış o pamuk eline
Bir hoyratı da dolamış diline
Ele yer açmış giremem kalbine
Vurulmuş kör kilitler birer birer
Nazlı gülüm beni yakıp bitirdin
Göğsün ova mıdır yok gümüş tepsi
Çiğdemli çiçekli bir geniş bayır
Üstüme çullandı dertlerin hepsi
Yandım aşkın ile ben cayır cayır
Saçlarının rengi sarı kum gibi
İnsan bizim cennet sizin
İster birer günah yazın
Çember sakallı yobazın
Aklı almaz işimizi
Kâbe'miz insandır deriz
Bu yıl belalardan kurtulmaz başım
Hastayım gözümden eksilmez yaşım
Göğsümde oklarım kafamda taşım
Bunlara da bir derman bulunmuyor
Bahtım tokat attı felek de tekme




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!