Vardım kütüphanenin kapısına
Kapı kitli, çanta orda, kimse yok
Nolmuş bunca öğrencinin hepsine
Kapı kitli, çanta orda, kimse yok
Görevli kilidi erkenden çekmiş
Yüzümün gülmesi mucize olur
Yaslı geceden bile kara bahtım
Feleğin oyunu hep bize olur
Tozlu kömürlerden bile kara bahtım
Dünya döndükçe tüm her şey değişir
Peşindeyim yarin, nere giderse
Beş dakka görmesem bile özlerim
Acaba yarın gelir mi derse
Sabahtan varır yolunu gözlerim
Yoksan karanlıktır yolu kampüsün
Bir güzel anlatsam uzundur boyu
Körpe fidandır, bir ince minare
Gül yüzü söndürür güneşi ayı
Yanak kızıldır kaşı gözü kara
Onunla döndü gönlümün bed şansı
Hilal gibi yana eğilmiş kaşın
Daire-i imkan değilmiş kaşın
Bütün kainata dağılmış kaşın
Güneşin içinde ayın içinde
Süzülerek bakışı sertmiş kaşın'
O nazlı gülün memleketi Çorum
Yüzü tüm dünyaya nam salmış böyle
Yalan dünyada olur mu ki yarim
Günlerdir aklıma takılmış böyle
Cebinde gezdirir güneşi ayı
Seni ararım bir silik iz gibi
Gözlerin parlar birer yıldız gibi
Kirpiklerin batar çuvaldız gibi
İğne iplik nakış dokur kaşların
Kirpiklerin yüreğime batıyor
Acılar döküyor kasvet bulutu
Kavrulan yüreğimde en derine
Yine de sönmüyor sevda ateşi
Sanki köz geliyor böyle harına
Güzel seven ciğerinden yanmaz mı
Güzeller beni işleyip oydular
Altı harlı bir kazana koydular
Ne insaf dediler ne de doydular
Katli fermanıma imza toplarlar
Sevdanın cefasını çek dediler
Kınama beni kekliğim kınama
Bilmezsin hançer saplanmış sineme
Benim gibi ciğerinden kanama
Ben ölürüm senin yerine keklik
Keklik gibi kızıl mıdır sarı mı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!