Yay gibi bükük kaşların
Hançer midir zülfikar mı
Efendisi güneşlerin
Beni harınan yakar mı
Melek misin tanrıça mı
Kalbime dokudu bir ince nakış
Eli iğne miydi iplik mi tığ mı
Dünyamı salladı o keskin bakış
Zelzele miydi volkan mıydı çığ mı
Gurbet ellerde düştüm ahu zara
Gün yanaklı, bıldırcın ağızlı yar
Ağzından alevi saçtın da yaktın
Gül kokulu, bahar çiçeği yüzlü yar
Önümden şöylece geçtin de yaktın
Bilemem memleketini evini
Bıkmışım artık şu aşkın derdinden
Bakmışım çok güzellerin ardından
Bir emlik kuzu misali yurdundan
Ayrılmış gönlüm gurbet ele düşmüş
Seyrettim güzelleri güneş gibi
Güzel ile tahnelerde gezilir
Güzel ile güzel gözler süzülür
Güzel sevemeyen candan üzülür
Güzeli sevenlere baka baka
Güzel yolunu ovadan aş da gel
Yüzüne sanki desenler dokunmuş
İnce ince kalbime değer böyle
Güzel adın minarede okunmuş
Zikrettikçe rahmet yağar böyle
Kalbim bir ince dal gibi kuruyor
Yürürken baktım karşıki yollara
Süzülerek yaklaşan bir ceylan var
Bereket yağmuru yağdı çöllere
Bulut gibi gökyüzümü saran var
Hız ile geliyor çıkmış kantinden
Bir güzelin kaşı kara olmalı
Kaşı kara değilse güzel demem
Meydanda eda ile salınmalı
Keklik gibi sekmezse güzel demem
Kara göz kara kaşa dost olacak
Gözünün yeşili, saçının teli
Aklımdan çıkmıyor hiçbir detayın
Görenler diyor ki bu olmuş deli
İsterseniz kafayı yemiş deyin
Yüreğim tutuştu senin şavkına
Güzeller için dağları yıkarım
Çirkinle cennette olsam bıkarım
Güzeller için kafama sıkarım
Güzel için ölen şehit sayılır
Dünya güzellerin hatrına döner




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!