Dolanma artık gönül nere böyle
Diyar diyar gezersin çerçi misin
O kadar acılar yaşadın hâlâ
Katı yükseklerden uçucu musun
Dertlere düşürdün bırak yakamı
Uyumadan seni düşünüyorum
Gece gel rüyalarıma gir diye
Sabaha kadar umut ediyorum
Sen de bir gün beni gör diye
Aklımdan silsem burnumda kokun var
Bahar çiçekleri açarken gördüm
Ceylanı avcıdan kaçarken gördüm
Salınıp önümden geçerken gördüm
Nereye gidiyor yolların güzel
Gazeller ağaçtan düşerken gördüm
Süngü kahkül nöbet bekler yüzünde
Yad ellere aman vermesin dikkat
Güneşle ay dans ediyor gözünde
Bir kez bakanı kör etmesin dikkat
Sensin benim gözlerimi yaş eden
Pamuk teninde zümrüdi benleri
Hiç bakamam güneş gibi göz alır
Kapısında dizilmiş sevenleri
Aşık olanların ömrü azalır
Sarmaşıkla fidan gibi belini
Selvi boyu değer gökte yıldıza
Kalpleri yakıp umut verir bize
Yazı getirir kara kışa, güze
Yüzünden zemzem damlar o güzelin
Gözüm dediğin Arapgir üzümü
Kirpiklerin tüm dünyayı turluyor
Yanakların Kevser olmuş gürlüyor
Güzel sözün ikiliği birliyor
Dost dosta düşman olduğu zaman
Yüzünden akıyor bal şelalesi
Kimse kalmasın aşkımı duymayan
Yedi iklimde yok benden bahtiyar
Bu sevgim meydandadır ayan beyan
Olsun bütün bir cihana aşikar
Sensiz kaldığında kalbim üşüyor
Nemli bakışlar yosun mu bağlamış
Yeşil yeşil ne bu gözler sevdiğim
Garip gönül figan edip ağlamış
Nerede verilen sözler sevdiğim
Bazı coşkun çaylar gibi taşarım
Kaşları kemandır gözler süzülür
Seni gören lalların dili çözülür
Yere göğe güzel adın yazılır
Kutnu kumaşından bir nakış ile
Dillerin şerbettir gözlerin çakıl




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!