konuşacak ne çok şey vardı bir bilsen,seni görünce dayanamıyordum hemen söylemek dökmek istiyordum belki mutlu olursun diye....bu gün başka olacak diye dua ediyordum.....her şeyi yakıştırıyordum sana, ne giysen güzel ne söylesen anlamlıydı,aptalca olsa bile...ama şimdi bir hiçsin,yabancı,yoldan geçen her hangi biri,yada adres soran sıradan birisin...üzülüyorum yaşadıklarıma bir şeyi çok iyi biliyorum şimdi...bir daha yaşanmayacak bu günler giden gelmiyor geri....giden pek çok memnu ki yerinden dönen yok seferinden demiş şairin biri.... anlamamışsın en başından beri...bu anlamsızlığınla kal sevgili....başka bir şehre gitmeliyim yüreğim yorgun yağmurlarda ıslanmalı...şarkılar söylemeliyim kaldırımlarda..sokaklarda dalaşmalıyım avarece seni unutmak için......şimdilik hoşça kal
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta