Deneme Şiiri - Can Kılıç

Antoloji.com mobil uygulaması Şiirler, şairler, mesajlarınız ve gruplarınız telefonunuzda. iPhone ve Android için ücretsiz. Uygulamayı İndirİndir
Can Kılıç
10

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Deneme

Vardım 19'a, dayadım merdiveni 20'ye; öyle yaşar giderim hiç gam duymadan. Sahi, neden hiç gam duymam? Nedir beni bu rahatsız eden hissiyat, ben hiç gam duymuyorsam? Hakikaten, size de olmaz mı efendiler bu arada bir? Hani sanki böyle yaptığınız işin hiçbir anlamı olmadığı ve ne yaparsanız yapın vaktinizi boşa harcadığınız gibi düşünceler? Bana çok gelir efendiler, hemen hemen her vakit gelir. Güzel bir kahvaltı yaparım; kahvaltı için gösterdiğim özen bana vakit kaybı gelir, hele kahvaltının kendisini sormayın bile. E, nedir efendiler o zaman bu? Var mı bir delikanlı, açıklasın şunu da bizi de rahatlatsın, kendini de. Ben miyim efendiler o delikanlı? Hayır efendim, ne münasebet! Ben sadece soru sorarım; hiç çözemedim ki şu ana kadar bir problem. Sahi, ben niye hep soru sorarım, neden hiç çözmeye çalışmam? Aman, siz de bak, yine beni felsefeye ittiniz. Sahi, bir vakit çok severdim felsefeyi, Platon'u, Aristo'yu falan; çok zeki gelirlerdi bana dönemlerine göre. Şu an ne oldu peki, efendiler? Daha çok imkâna sahip olan insan daha mı çok geriledi? Bakın, yine başladım sormaya efendiler. Sahi, anlatayım nasıl başladı bu hep sorma işi. Bir aralar telefonumun şarjı bitmiş, almışım elime kitabı. Fakat kitap nedir, nasıl okunmalı falan, bunları hiç bilmem. Taktım telefonu şarja, geçtim balkona elimde kitapla. Hiç unutmam, Sabahattin Ali'nin Kuyucaklı Yusuf'u idi kitap. Ne de okumuştum; telefonu bile unutmuştum okurken. Sahi, o gün bugündür bir kitap okurum. Hâlâ o hissiyata bir daha varamadım ama varsam ne olur, değil mi? Başka dert mi kalmadı kederlenecek, derler adama. Sahi, kalmadı mı başka dert? Ne öyle oturur düşünürüz akşama kadar varlık nedir, iyi nedir, ahlâk nedir diye? Bunları elimizde tutamadıktan sonra? Aman efendim, siz de harbiden beni Socrates'a çevirdiniz. Nedir bu? Bir kıssa anlatacaktım, anlatacağım şeyi bile unuttum ve huzurunuzda felsefe yapar buldum kendimi. Hah, şeyden gelmiştim: Bu arzular falan... Bakmayın böyle özensiz yazdığıma; öyle değildir niyetim. Kendimi size samimi göstermek gibi falan... Ben Rabb'a dua ederken Hayyam'ın şu sözü geldi aklıma: "İbadete karşılık cennet alacaksam, ticaret mı bağış mı diye soracağım." Yani Yunus gibi oldum efendiler. Açıkçası, haddime değildir kendimi onun adının bulunduğu bir cümlede bulundurmak; fakat beni Allah'ı övmeye çalışan bir çoban sayın efendiler. Dilimin kusurunu, gönlümün kusuru saymayın, ricamdır. Öyle istemez oldu gönlüm Cennet falan. Ne edeyim ben mutluluğu? Mutsuzluğu değildir ki niyetim, rahat bir yaşam. Ver bana Rabbı, derim; fakat hiç bilmem severim kendini. Sahi, nedir bu gönül bağı? Hangi huri güzel gelir bana bu gönül bağına sahip olduktan sonra? Ne edeyim ben Rabbın mahluklarını, onları yaratanı görmedikçe? Âşık değilimdir efendiler ya da öyle sanıyorum. Dediğim gibi, 20'ye dayadım merdiveni. Hissederim sonu yokmuş gibi bu evrenin. Ölüm beni buluşturacak ise sevgiliyle, o zaman nedir gayesi bu yaşam şarabını içmenin? Dertlenme bir Adem için, var ol Rabbin güzelliği görmek için. Nedir efendiler bu sürekli şair gibi yazasım gelir? Aldım elime kalbimi, yazdım onunla dizeleri.

Can Kılıç
Kayıt Tarihi : 4.11.2026 21:33:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!