Güneşin yakıcı sıcağında,
Susuzluktan çatlamış kara bir topraktım.
Sonra sen geldin,
Nemli bir rüzgar gibi estin hayatıma.
Yapıştın canımın damarına,
Yeşerttin yüreğimi.
Köklerini sürdün ciğerimin koynuna,
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan



