Yokluğun ezdiği ruhla,
Gözler sönük,omuz çökük.
Ev daracık,tek odada,
Ağıt çürümüş,bel bükük.
İstedi elma yokluktan,
İster çocuk,vermez çocuk.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Muz elde,çocuk caddede,
Gösterdi onu herkese,
Evde yavan aş ise de,
Gezdirdi muz,çürüse de.
Harika bir fotoğraf ortaya koymuşsunuz. Son dörtlük daha bir güzel olmuş. Ve (Gezdirdi muz,çürüse de.) mutlaka bitmesin diye gıdım gıdım yemişizdir bazen bir elmayı, muzu ya da bir akide şekerini...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta