Cevat Çeştepe Şiirleri - Şair Cevat Çeştepe

Cevat Çeştepe

küçük beyaz taşlarım vardı.
yüreğim kadar kocaman olurdu
kucak dolusu toplayınca.
dizerdim tek tek hepsini,
tren yolunun boyunca.
sis basmış havalarda

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

Kimilerimiz bakanlık merdivenlerine serilmiş kırmızı halılara tozu iyice silkelenmiş ayakkabılarımız ile çıkmak gibi bir yaşam kadranının içinde dönüp durmayı amaçlamışken, kimilerimiz Cannes’in festival sarayı önüne serili kırmızı halının üzerinde iki adım atmayı bir yaşam amacı olarak edinmişlerdir. Kimilerimiz tükenişimizin el etek öpme faslında gezinirken diğerlerimizin yaratıcılık ufuklarının taçlandırma jürisi karşısında şık bir selama durmasının arasında öyle kolaylıkla eldeki rulo haline getirilmiş mezurayla ölçemeyeceğimiz bir kalite farkı vardır.

“Ben 2000’li yıllarda Atatürk’ün kurduğu cumhuriyetin bir bireyi olarak, bir Türk olarak eğer gururla göğsümü kabartacaksam her gün bakanlık merdivenlerini arşınlayan o kişiler yada taşıdıkları zihniyetten değil Cannes’in kırmızı halısı üzerinde adım atabilecek sinemacılarla, edebiyatçılarla, ressam ve heykeltıraşlarla, mimarlarla gurur duyup göğüs kabartırım ancak.”

Bu farkı; belki içi doldurulmamış milliyetçilik şırıngalarını çok küçük yaşlardan ve bünyeye uygunluk kontrolü yapılmadan her aklımıza estikçe damardan pompalamakla kendimiz yarattık. Yada Allah ın öyle söylendiği gibi pekte sevgili kullarından olmamak gibi bir şanssızlığımız vardı ve o neden oldu. Ama bize benzer bir başka ülkede olsa bütün gündelik siyaset haberlerinin dar havuzundan taşarak ortalığı iç ferahlatacak bir akşam serinliğine dönüştürecek “ üç genç bilim insanının neredeyse tükenmeyen enerji tüketim aracını icatları “ şeklindeki bir haber gündelik magazin hevesi gibi anında tüketilmez ve öyle kolay kolay manşetlerden inmezdi. Üç tane şarkı ile kavgalı jüri önünde ne yaptıkları pekte belli olmayan yarışmacılara sponsor olabilmek için yırtınan ileri gelen zevat’ımızın listesi de aynı haberin altına sıralanmaya başlardı, projeye katkılarından dolayı.

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

Külhani yanı, şarabi havalarda saklı
Bir anıt yükselir iskele tarafında.
Sahil boş ve bütün gezilere kapanmış gibidir.
Terkedilmişlik martıların
Ve boşalmış kadehlerin insafında.
Korku kendi kendisinin bekçisidir

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

hadi ellerini ver bana ama sadece gözlerin olsun.
yangın senden gelsin avuçlarıma
ter dolsun.
zamandan hesap soralım, iki kere beş iki olsun,
boşluk nedir, neye denir
iyi anlaşılsın.

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

akıp gidiyor önümüzden
günler, doludizgin.
biz en yaya adımlarımızla
bir adım gerisinden
takipçisiyiz önümüzde gidenin.
o bizi umursamasa,

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

bu saatlerde rakı,
alır gözleri uzaklarda dolaştırır.
bir batık gemi peşindedir sanki.
içinde yitik sevdaların saklandığı..
denizler kimsesizdir.
rakı benimle beraberdir.

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

bahçemde çınar ağacı.
darağacı.
ben sallanıyorum bir dalında,
bir çocuk salıncağı
diğer yanımda.
düşen yapraklara esiyor rüzgar.

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

Siyah-beyaz fotoğraflardan fırladım.
İstanbul’dum.
Kar yağıyordu, inceden.
Bir tramvay son seferinde
parçaladı beynimi
Hiç görmediğim o köşeden

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

İniyor şalter, kalkıyor şalter.
Bir gidiyor, bir geliyor elektrikler.
Ama karanlıkta açmaz ki gülüm,
Senin sevdiğin çiçekler.

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

dağlar olmasa nasıl yakalardık gökyüzünü
dağlar kadar yürekle yakaladık gökyüzünü
adımıza sevda dendi, buhurdan olup tüttük
sevdayı söküp yürekten gökyüzüne gömdük.

Devamını Oku