Cevat Çeştepe Şiirleri - Şair Cevat Çeştepe

Antoloji.com mobil uygulaması Şiirler, şairler, mesajlarınız ve gruplarınız telefonunuzda. iPhone ve Android için ücretsiz. Uygulamayı İndirİndir
Cevat Çeştepe

sana bir fotoğrafımı gönderiyorum,
karıştırırken dün gece albümümde bulduğum.
ne zaman çekilmişti, şimdi çoktan unuttuğum.
bir kış günüydü
ve sanırım çok, çok önceleriydi
seninle tanışmamdan.

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

isterim ki zümrüt dokulu bir ormanda
ve menekşe kokulu.
yürürken tek başıma,
bütün dallar birden çizsin suratımı.
bin karınca yoluma,
yol versin,

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

bir kapının açıldığını duymak.
ya da bir pencerede ışığın yandığını.
ağacının dallarında beslediğin güvercinlerin
her gece yatmadan, okşamak kanatlarını.
açık bırakıp gökyüzünün tüm kapılarını
onlar çok eskide kaldı dememek hiçbir şeye

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

bu en yüksek perdeden çalan bir günah senfonisidir.
sana ağır gelir, hiç dinleme istersen.
haydi küheylanım benim , doru renklim, al yeleli
aşabilirsen hemen şimdi,
aş, önüne çelik bir engebe gibi örülmüş tepeleri.

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

şimdi ne kadar pişmanım
üzerinde uçan kuşları kovaladığıma.
sanki kanatlarından yel kapacaktın da
üşütüp hastalanacaktın.
ateşler içinde yanarken kabusların
beni kaybetmek üzerine olacaktı

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

Çok güçlü olasılık hesaplarının karşısına daima çok cılızda olsa olmayabilirlik hesaplarının konması gereklidir. Ayrıca bu cılız hesaplar sadece bir yer bulup oturtulduğu yerde de bırakılmamalı, en az güçlü hesaplar için girişilen keyif verici ayrıntıları yakalama uğraşı, cılız hesaplarında keyifsiz ayrıntıları için eşdeğer şekilde gösterilmelidir ki sadece cılız bir olmayabilirlik hesabı olarak kalsın, şaşırtıcı bir kimlik kartını hiç beklemediğimiz bir anda gözümüzün içine sokmasın.

Biz toplum olarak; “oh ne güzel, harika” avazları ile kucakladığımız, adımlamaya çalıştığımız her işte böyle bir bilanço balansına gerek görmeyiz nedense. Bizim bilançolarımız ilk baktığımız zaman bize alacaklı olduğumuz muhteşem bakiyeler dışında hiçbir şey göstermezler. Ama işin yada yolun ortalarında bir yer veya zamanlarda önce hafif oynaşmalar ve giderek artan yalpalamalarla bu balansın borçlu tarafı ben buradayım demeye başlar. Sonrasında da başlar günlük defterlere yazılan dramatik cümleler, bu cümleleri oluşturan her kelimenin üzerine düşen gözyaşları.

Nedense hep “at gözlüğü” ile bakmayalım derler değerlendirmelerimizi çok yönlü yapmamızı önerenler ama at gözlüğümüzü çıkarsak bile bu kez şehla yada şaşı bakışlarımız, kendimize sunduğumuz brifing tablolarında en göz alıcı fakat yanlış eğrileri ışıldatırlar projeksiyonumuzda. Ve hal böyle olunca da sonuç gene hüsran, gene gözyaşı, gene başarısızlık yada kendimize aldığımız pamuk helvaları ısırırken ışıltılı lunaparkların sınır paravanlarında imrenle yutkunan yoksul çocuk fotoğraflarından oluşan bir yakın tarih albümü. Ve elbette özeleştiri makalelerimizin mizah rengi başlıklarında da “ah biz Türkler ”

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

.

ayın ondördü düşmüş denize
yakamozların yüreğinde bin fener
ay ışığı gibi parlıyor ellerinde.

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

Şiir ikmale kalırsa, aşk sınıfta kalır
Benim hayatım kendime ihanet burcunda doğmuş
Çiçeklerimin rengi körler tanrısından.
Hani bir kuş gelip de konuverse omzuma,
Yarınımdan vazgeçer, ölürüm sevdasından.

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

sel suları idi avuçlarımdan akan
anlaşılmaz bir yangın,
bir orman gibi.
ateş sarıyordu her yanımı.

Şimdi ben;

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

işte arkasında denizi saklayan dağlar bu dağlar.
yürü; ama bil ki yürümekle bitmeyecek kadar uzaktalar.
yol boyunca bir yudum su bulamazsan da aldırma.
onun için hiç alnından silinmesin, annenin dudak izleri.
ve üstünü kapatmadan sıkıca sakla yüreğindeki sevgiliyi.
bu dağlar yürümekle bitmeyecek kadar uzaktalar.

Devamını Oku