Kızılcıklar dalında kızarmış
Yemlik çiçekleri
Şerbet olup ballanmış
Duydum ki
Türkmen kızı
Eğer gidersen bizim ele
Serhat karsa selam söyle
Menşurdur kete ile helva
Birde Kaz'ını ye bakalım
Aşıkları türküler söyler
Kar yağıyor
Lapa lapa kar yağıyor
İstanbul'un varoş sokaklarına
Çam ağaçları adeta
Nazlı bir kız gibi
Aşık attım alçı düştü
Çizgiyi geçince kırıştı
Henekemin kurşunu yere düştü
Hele Şair Kazım Emmime
Bir haber verin
Sesime kulak verin erenler
Bizim ile bu yola girenler
Hakikat uğruna can verenler
Kefeninizi alında gelin canım
Zoomcuların başı
Saraçhanede
Bülbül kuşu
Hırsızlıktan
Kafese girdi bu kişi
Bilin bakalım kimdir bu
Henüz ana rahmindeyim
Yani
Altı aylık bir bebeyim
Kader böyleymiş
Kime ne söyleyim
Çerağı yaktık,
karanlık içimizden çekildi.
Uykudan değil gafletten uyandık
Nübüvvet kandilini
Gönül kafesimizden yandırdık
Boğazında kalır bazen sözler
İşte buna
kelimelerin kifayetsiz kaldığı cümle
diyorlar
Aslında umurumda değilsin de
Rüzgâr esiyorsa
Bırak essin
Götüreceği bir kaç yaprak
Kökü bizim bahçede
Sarmış etrafı damar damar
Hiç yıkılır mı oğlum koca çınar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!